Wikileaks’in filmi.. Çok yakında


whistleblower‘One man changed the world. The women he loved couldn’t change him’

İlkokul arkadaşlarını bul, sonra pişman ol, koyun besle, koyun beslet, 1980’lerin kitsch kliplerini şuursuzca sosyal ağınla paylaş. Kulağa hiç de seksi gelmeyen Facebook’un, seksi sözcüğünün zıttı Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in bile filmi çevriliyorsa, Wikileaks ve arkasındaki isim Julian Assange’nin filminin kapıda olması gerek.

Şu anda biz heyecanla RTE ve Kaddafi sızıntılarını Diplomatik Alem heyecanıyla okurken, Hollywood’da bilumum stüdyo yöneticisinin ağzı sulanmaya başlamıştır herhalde. Tüm bu milyonlarca devlet bilgileri, İsveç’teki gizli karargah hikayelerinin yanında, Wikileaks filminin tuzu biberi olacak ekstra malzemeler var aslında.

Assange’nin evine 1991 yılında yapılan polis baskınından sonra kız arkadaşı çocuğunu alarak evi terk ediyor ve yıllarca sürecek bir velayet davasının içine bulaşıyorlar. Sonra, Assange’nin anne babası gezici bir tiyatro işletiyorlar, annesi daha sonra şaibeli bir New Age grubunun üyesi bir müzisyenle evleniyor. İşler sarpa sarınca anne, Julian’ı ve kardeşini kaçırıp, beş yıl ortalardan kayboluyor.

Filmin adı büyük bir olasılıkla ‘The Whistleblower’ olurdu. Yönetmen Ron Howard ve Russell Crowe ikilisi şu anda projeyi kapmış olabilirler. Bu gayet romantize edilmiş biyografide Bayan Assange rolünü Jennifer Connely’nin, deli anneyi de Kathy Bates’in oynaması muhtemel.

Gönül ister ki, ‘The Queen’ ve ‘Frost/Nixon’ın yazarı Peter Morgan senaryoyu yazsın. Anti-kahraman yaratmada bir numara David Fincher filmi yönetsin. Jake Gyllenhaal, Assange olsun. Karısını Christina Aguilera, anneyi de Cher oynasın. Hatta film müzikal olsun, final sahnesinde tüm dünya liderleri dans ederek ‘And I’m Telling You I’m Not Going’ şarkısını söylesinler.

Emrah’s popdate

1 comment

Add yours

+ Leave a Comment