Toronto’dan taze taze..


 

Geçen hafta Toronto’daydık. Öncesinde Cannes, Locarno ve Era Horizons’la bu seneki programlamamıza hafiften baÅŸlamıştık zaten. Birçok açıdan ilginç bir yaz geçirdik. Aramızda evlenenler oldu; Hindistan’a gidip gelenler, taşınanlar, ülke deÄŸiÅŸtirenler, vs.. Bir de tabii etrafımızda olanlar, bu son birkaç aydır yaÅŸadıklarımız/deneyimlediklerimiz herkes gibi bizi de hiç beklenmedik biçimlerde deÄŸiÅŸtirmeye, silkeleyip yeniden ÅŸekillendirmeye baÅŸladı. Geçen seneki toplantılarımızdan birisinde Zaferhan demiÅŸti galiba, 12 yaÅŸ,çocukluÄŸu terketme yaşı diye. Bu yaz birçok açıdan bu geçiÅŸin emareleriyle doluydu sanki.
redemption_01
Son yıllarda oskar yarışının Toronto sonrasına sıkışmış olması ÅŸirketlerin büyük kozlarını Toronto’ya saklaması falan artık bilinen ÅŸeyler. TIFF’i özel kılan hem bir ÅŸekilde tam anlamıyla film endüstrisi festivali olmaması ama aynı zamanda da seyirci festivali oluÅŸunu -henüz- kaybetmemesinden kaynaklanıyor sanırım. Toronto, her sene -daha ufak ama belki de daha deÄŸerli- Telluride’in ‘çaldığı’ prömiyerlerinden ÅŸikayetçi oladursun, bu seneki seçkisiyle sinemayla çok ilgili olmayan insanları bile heyecanlandıran bir program sunmuÅŸtu. Herkesin epeydir beklediÄŸi, muhtemelen senenin geri kalanında çokça konusulacak 12 Years a Slave, Prisoners, The Fifth Estate, Venedik`i açıp akıllarımızı altüst eden Cuaron`un epeydir beklenen Gravitiy‘si herkes gibi bizim de en çok merak ettiÄŸimiz filmlerdi. Bazıları hayalkırıklığı oldu ama TIFF herÅŸeyden önce bizi bu sene oldukça iyi bir senenin bizi beklediÄŸini gösterdi. Tabii bütün bunların dışında herkesin kendi remix’ini yapabilmesi aslında TIFF’i en özel kılan ÅŸey. Hudson Bay’in kırmızı halılarından kaçıp belgesellerin, avangard kısaların (Peter Hutton, Dorsky, Luther Price son filmlerini büyük ekranda görmek giderek zorlaşıyor), sanat projelerinin ve Venedik Bienali’nden taze enstalasyonlarınin vadettiÄŸi baÅŸka bir dünyaya da sığınabilirsiniz rahatlıkla.

Toronto’da seyirci ödülü alan filmlerin gidip oskarı aldığı yönündeki mit de bu sene ne kadar doÄŸrulanacak bir kez daha göreceÄŸiz. Slumdog Millionare, King’s Speech, Precious ve bu sene de 12 Years a Slave. Steve McQueen’in gene çok konuÅŸulacak filmi akademi üyleri için biraz sofistike ve sanatsal bulunacagini dusunulse de elestirmenlerden aldigi destekle odul sezonunun en cok konusulacak filmlerinden olacagi kesin.

2 Comments

Add yours

+ Leave a Comment