Sinemanın geleceği bir ütopya mı?


Hiç “canlı” belgesel diye bir şey duydunuz mu? Sam Green ve David Cerf’in belgeseli “Utopia in 4 Movements / 4 Bölümde Ütopya” işte böyle adlandırılıyor. !f İstanbul’un 10. yılına özel sürprizlerinden biri de “canlı” sinema konseptini yönetmeni Sam Green ve David Cerf’in grubu The Quavers ‘ın performanslarıyla Türkiye’de ilk defa !f izleyicilerine deneyimletmek.
Peki nedir bu “canlı” sinema? 2004 yılında The Weather Underground adlı belgeseli ile En İyi Belgesel Oscar adaylığı bulunan Sam Green bu konsepti ilk uygulayanlardan. Görüntüleri seyircilerin önünde ve müzisyenler eşliğinde film haline getiriyor, imgelerle ve sözlerle canlı bir performans yaratıyor. Yönetmen sinemanın birlikte deneyimlenen bir tecrübe olmasından yola çıkarak seyircinin katılımının belirleyici olduğu ve her seferinde başka bir sonucun elde edildiği bir film ortaya çıkarıyor. Filmin hiçbir zaman bir DVD’si olmayacak, yani evde oturup tek başınıza izleyebileceğiniz bir şey değil. Aynı bir konser ya da bir happening gibi doğaçlamalar içeren ve orada değilseniz tecrübe etme şansınız olmayan bir performans.
Film insanoğlunun 21. yy’ın başlarından itibaren darbe alan ütopya dürtüsünü inceliyor. Bunu 4 bölümde yapıyor. İlk bölümde dünya barışını sağlamak amacıyla yaratılan Esperanto diline, o dildeki yaratılara ve dilin yok oluşuna değiniyor. İkinci bölüm Küba’ya ayrılıyor. 25 yıldır Küba’da yaşayan Amerikalı Assata Shakur (Tupac’ın da halası olurmuş kendileri) aracılığıyla devrim konseptine bakılıyor. Green bizi oradan da Çin’e götürüyor. Kapitalizmin ütopyalarından biri olan alışveriş merkezlerine ve özellikle Çin’de bulunan dünyanın en büyük alışveriş merkezine gidiyoruz. Son olarak 4. bölüm, “forensic” antropoloji olayına (insan iskeletini inceleyen bilim) dalıyor. Yönetmene göre 20. yy’ın en üzücü bilimlerinden biri ama aynı zamanda da yakın tarihimizin en kötü olaylarını bize hatırlatarak aynı hataları bir daha yapmamamızı sağlayacak bir araç. Film de sonuçta ütopya filan kalmadı gibi bir mesaj vermek yerine bizi daha fazla umut etmeye ve hayal kurmaya teşvik etmek istiyor. Canlı sinema konsepti aracılığıyla ütopya hayalini canlı tutmaya çalışıyor.
Film 2010 yılında, Sundance Film Festivali Resmi Seçkisi, Seattle Film Festivali, San Francisco Film Festivali ve IDFA Amsterdam Film Festivali’nde gösterildi.

1 comment

Add yours
  1. mustafa uzuner

    bu en cok merak ettigim !f etkinliklerinden. live cinema olayina artan ilgi -montreal’de bu gibi performanslarla fazlasiyla simartilmis birisi olarak- acikcasi beni cok sevindiriyor :)

    japonlarin benshi’lerini hatirlatti biraz Utopia in Four Movements’in yapmak istedigi.

    goruntuleri merakla bekliyorum.

+ Leave a Comment