Santa Sangre’ye az kalmisken..


Jodorowsky’yle ilgili bir seyler karalamak cidden hayli zor. Kendi kultunu ve karsit kultunu yaratmis bir adam, ve her kult gibi bunun halesinden beslenmeyi hayli seviyor. 60’lar New York’unun ‘geceyarisi sinemasi’ kulturunden, -karsit kulturun en zor erisilen seylere ilgi gosteriyor olmasinin- psikedelik ya da ‘acid’ deneyiminden feyz alan filmlerinin yavas yavas modalastirilip pazarlanadigi bir donemden bahsediyoruz; dogu mistisizmine olan ilginin tavan yapmis olmasinin da gaziyla, western yerine ‘eastern’ olarak pazarlanan El Topo’nun edindigi hayran kitlesinin (The Beatles, Dennis Hopper)  -habitusu dolayisiyla- Jodorowsky mitinin baslamasinda etkili oldugunu varsayabiliriz.

Fando ve Liz‘le baslayan ve El Topo, Holy Mountain adli donemlerinin sanatsal ve kulturel altkultur obesyonlarinin bir nevi belgeseli olan hayli ekzantrik filmlerle ve gerceklistirilememis, ya da gerceklestirilse de yonetmeni tarafindan reddedilen projelerle (Tusk, Dune, Rainbow Thief) devam eden bu ilginc kariyer, bu gece !f’te izleyeceginiz Santa Sangre’ye kadar uzaniyor. !f kult bolumunun en merak edilen gosterimi suphesiz ki Jodorowsky’nin de katilimiyla Santa Sangre olacak. (Tabii Altyazi’yla okumaya hazirlandigimiz nefis Makavejev filmini de unutmuyoruz!) Yonetmenin de sonrasinda orada olacagi gosterimi, ve Sali gunu gerceklestirecegi konusmayi siddetle tavsiye ediyoruz. (22 Subat 2011  (19:30 – 21:00) Festival Merkezi – Ana Salon)  Vakti olursa ‘tarot okumasi’ yapmasini rica edebilirsiniz, zira Paris’te evinin yakinlarindaki bir cafede bedava verdigi bu seanslar icin 6 ay onceden isminizi yazdirmaniz gerekiyormus :) Bir roportajinda okumustum, filmde ufak bir rolde gozuken ogullarindan Teo’yu kaybettikten sonra onu hatirlattigi icin filmi artik izleyemedigini soyluyordu..

Filmin hikayesi Goyo Cárdenas adli Meksika’daki en meshur seri katillerinden birisinden esinleniyor.. Dario Argento’nun kardesi Claudio Argento filmin yapimcisi.. (Pek sikici ve hafif mitik Meksika produksiyonu hikayesine girmemek en iyisi..) Tabii Jodorowsky bu hikayeyi bir suru dinsel sembol (isimlere dikkat!), mistik referans ve psikanalatik bir ana arkla susluyor (Hitchcock?). Sirk yasamina olan odak, hayli surreal dus sahneleri, Todd Browning’den cokca esinlenilmis ucubelere ilgi (ve belki film sonrasi sorulasi ‘dawn sendrom’lu cocuklarin filmdeki kullanimi), kanvasa yogun bir sekilde siddetin bulamac edilmis olmasi Jodorowsky’nin bu hikayedeye olan katkilari olarak nitelendirilebilir.

Cok fazla uzatmadan kultseverlerin mutlaka tanismasi, filmi bilenlerin yenilenmis kopyasini buyuk ekranda kacirmamasi gereken  ve belki de yonetmenin hayli ilginc kariyerine giris yapmak icin en isabetli film Santa Sangre. Her konusmasi olay olan, Alan Jones’un ‘alinti makinesi’ olarak degerlendirdigi bu kult amcayi dunya gozuyle gormek ve tarot faliniza baktirmak icin de bulunmaz firsat.

+ There are no comments

Add yours