Redford’la fotograf çektirmeye utandık ama anlatacaklarımız oldu yine de


Dinlemeyi bilmek: Şık bir otelin penceresiz bir odasında Bob’un bilmemkaçıncı misafiriydik. Geldiğinden beri toplantılarda olduğundan henüz Boğaz havası bile alamamıştı.

Fakat bizi o günkü tek ve en önemli sohbetiymiş gibi dinledi. Yani gerçekten, gözlerini ayırmadan, dikkatle dinledi. (Evet, hala çok yakışıklıymış.) Yorumlar yaptı. Sorular sordu. Heyecanlandı.

Bizden önce gireni de, sonra geleni de aynı dikkatle dinlediğine eminim. Büyük meziyet.

Story, story, story:

‘Herşey hikayede bitiyor,’ dedi. ‘Önce onu oturtacaksın, sonra istediğin kadar uçabilirsin. Ama önce hikaye oturacak.’ Konuşurken toprağa kök salan hikayeler canlandı gözümde.

Redford’a göre denklem aslında basit: story + character + emotion. (hikaye + karakter + duygu)

Sonuncusu üzerinde özellikle durdu. Yaratıcı insan anlattığı hikayeye kişisel duygusundan bağlanabilmeli, dedi. ‘O duyguyu bileceksin. Korkmayacaksın, kaçmayacaksın, duygunda kalacaksın.’

‘Ben sizin için ne yapabilirim?’

Bu soruyu bir kaç defa ısrarla sordu. Sizi nasıl destekleyebilirim, dedi. Toplantıya girmeden ondan birşey istemeyi düşünmemiş olduğumuzdan biraz geveledik doğrusu.

Sonradan düşündüm de, ne kadar güzel bir soruymuş. Sizin için ne yapabilirim?

Senaryolarınızı bekleriz

Redford’un kurucusu olduğu Sundance Senaryo Lab’inin Istanbul ayağı için başvurmak isteyenler. Mayıs ayında üçüncüsü yapılacak çalışmada 4 yazar-yönetmen Sundance danışmanları ile birebir çalışabilecek. Bitmiş senaryolarınızla nasıl başvurabileceğiniz  hakkında bilgi almak için: lab@ifistanbul.com.

 

 

Categories

+ There are no comments

Add yours