Programlamadan ses var..


Dünkü notumuza ek olarak, mutfaktan biraz daha bilgi paylaşalım : )

Zeki kataloğumuzun 13. düzeltmesi için ajansla ofis arasında mekik dokumayı bitirdi. Son dakikada haber beklediğimiz filmler, ve yarışma jürimiz de kesinleşti, birkaç ufak tefek eksik dışında her şey takvime oturtuldu ve heyecanla beklemedeyiz. Listemize tekrar göz attığımızda, bu seneki 74 filmimizi seçmek için 1000 civarında filmi izleyip, göz gezdirmek durumunda kalmışısız. Ece’yle Zeki’nin izlemedeki ve tabii ki Yeşim’in yazılardaki muazzam destekleri eksik olmasaydı nasıl yetiştirebilirdik kestirmek zor! Geriye bakınca, o kadar güzel filmleri elemek zorunda kalmışız ki, Serra’nın da belirttiği gibi çok rahat ikinci bir festival daha çıkarmış.. Eylül başı Toronto’dan beri günde 6 film izlemenin getirdiği sürmenaj da bir yana, artık en azından diğer insanların normal addediği faza dönebileceğimize inanıyor, herkes gibi programın ortaya çıkacağı ana kilitlenmiş haldeyiz. Uyku düzenlerimiz normale dönmek üzere, rüyalarımızın hala unuttuğumuz tagline’lara konu olması dışında da herşey şimdilik yolunda gibi.

Malum Sundance Film Festivali dün başladı, Rotterdam ve Berlin de sırada, yaklaşıyor. Güzel haberlerden birisi, Rotterdam’dan 12 film !f’e (bunlardan ikisi dünya prömiyeri sonrasındaki ilk gösterimlerini İstanbul’da yapacaklar!) geliyor olması, diğeri de Berlin-Sundance hattından da birbirinden güzel 3 film programımıza yetişebiliyor olması : )


+ There are no comments

Add yours