Pornoyla gelen güzellik


porn2Bilgi üniversitesindeki porno skandalı hakkında yazılanlara bakınca gelecekle ilgili içim açılıyor. Çünkü en doğru şeyleri gençler yazıyor.

Bilmeyen kaldıysa küçük bir hatırlatma:  Görsel Tasarım Bölümünde okuyan Deniz, geçen yıl bitirme tezi olarak bir porno film çekmek istiyor. Neden? Kendi deyimiyle, Sınırların nereye dayanacağını merak ediyor; hem kendini, hem ekibi, hem hocaları, hem üniversiteyi, hem de özgürlüğün limitlerini zorlayacak olanın da porno olduğuna karar veriyor. Uzun bir sürecin sonunda, bölümünün hocalarını ikna ediyor. Çekiyor ve okulunu bitiriyor.

Bu noktaya kadar bir sorun yok ama ne zaman ki bir sene sonra Tempoya yaptığıyla ilgili konuşuyor, olay birden skandala dönüşüyor. Okul projeye, öğretmenine, öğrencisine sahip çıkmıyor. Hocaları atıyor. Haldır huldur bilgisayarlardaki verileri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Haberi yokmuş, tüm bunlar üç işbirlikçi hoca ve bir iki öğrencinin başının altından çıkmışmış gibi davranıyor.

YOK’le başının derde girmesinden, kamusal alanda porno çekiminin yasak olmasından, velilerin tepkisinden ürküyor. Haklı korkular ama fevri bir tepki. Bu olayın açaçağı tartışmalara bakmalıydı, konu seks olunca ilk refleksimiz ‘utanç’a kapılmadan önce. Bilgi Ãœniversitesi bildiÄŸin ahlaksızlık yapmış gibi utandı. BaÅŸta kendi öğrencilerinin yazdıkları olmak üzere çok daha önemli, iç ve zihin açıcı bir tartışmayı fitillediÄŸini kaçırıyor böyle olunca. Ermeni konferansını düzenlerkenkinden, kürtçe ders koyarkenkinden çok da farklı olmayabilirdi.

Ama allahtan ne Deniz, ne hocalar, ne de filmde oynayanlar utanç içinde deÄŸil. Kadın oyuncu Åžafak, Cüneyt Özdemir’e ‘asıl adımı saklarsanız beni aÅŸağılamış olursunuz’ diyor. Hocalar duyduÄŸum kadarıyla Bilgi’ye karşı dava açmaya hazırlanıyor. Ve geri dönmek için deÄŸil. Meydan okumak için.

Çok merak edilen pornonun içeriÄŸi pek de önemli deÄŸil aslında. Neden Cüneyt Özdemir’e verildi anlamak mümkün deÄŸil. Özdemir bakınca, ‘ha tamam bu olmuÅŸ’ mu diyecek, ya da ‘oha olum porno çekmiÅŸler’ mi olacak? Önemli olan bunun akademik bir çalışma için yapılmış olması, ticari olmaması. Neyi çektiÄŸinden çok bunu -hem de okul sınırları içinde – çekebilmenin temsil ettikleri. Bu da yönetmen Deniz’e göre:

‘Ä°nsanlar bunu seviyeyi kaybetmeden ve okula zarar vermeden tartışmayı baÅŸarabilecek mi? Orada baÅŸlıyor asıl sınav. Ãœlkede bu kadar baskı olması beni çok rahatsız ediyor. ÇoÄŸunluÄŸun bu denli muhafazakâr olması, bizim Cihangir, BeyoÄŸlu, Bebek istikâmetine hapsolmamız beni sıkıyor. Tüm bu muhafazakârlaÅŸmaya ‘hardcore’ bir cevap olarak da görebilirsin bunu. Daha özgür bir toplumda yaÅŸasaydık, böyle bir ÅŸey yapmak aklıma bile gelmezdi belki.’

Ümit Ünal şöyle okumuş Denizi:
“Okul dahilinde porno çekerek akademik özgürlüğün sınırlarını test edeceÄŸim” diyen süzme bir ileri zekalı; televole kültürüyle yetiÅŸmiÅŸ, “kendini tanıtmak için her ÅŸey mübah”, “reklamın iyisi kötüsü olmaz” gibi ilkelere inandırılmış bir çocuk dikkat çekmeye çalışırken koskoca okulu çökertti.

Bu ‘çocuÄŸun’ açıklaması böyle bir ahkamı hakediyor mu gerçekten? Deniz niye bir yıl sonra medyaya konuÅŸtunun ardında aranan bit yeneklerinin de konuyla alakası yok.

Aynı ÅŸekilde, pornoyu, ticaret/sömürü/erkek cinselliÄŸine hizmet kısımlarından tamamen soyutlayarak demokratik hak olarak niteleyen; ‘çocuÄŸu’, akademi ayaklarıyla hocalarını kafalayarak her ergen erkeÄŸin rüyasını gerçekleÅŸtirmeyi beceren bir uyanık olarak gören Cüneyt Özdemir mi daha bilge, ÅŸu satırları yazan ünversiteli Elif Akgül mü?:

Cüneyt Bey kadınlar da porno izler. Hem de dalga geçmek için falan değil zevk almak için. Porno film yönetmeni de olmak isterler, porno yıldızı da. Çünkü kadınların da cinselliği vardır.

Genel olarak “heteroseksüel erkek cinselliÄŸi” hedef alınarak çekilen lezbiyen pornolarının lezbiyenlerden aldığı eleÅŸtiri bu pornoların kendi cinsellikleriyle hiçbir alakası olmadığı, sadece erkek tatminini hedeflediÄŸi yönündedir. Bu yüzden aslında porno, izleyenin ve toplumun çoÄŸu zaman kendi kendisine bile itiraf edemediÄŸi gerçeklerle yüzleÅŸmesidir. Heteronormatif, penetrasyon odaklı, kadınları dışlayan, lgbtt bireylere nefret duyan bir toplumda porno da olaÄŸan olarak en temelde erkek egemendir. Tıpkı seksin, erotizmin, aile yapısının, akademinin, devletin vs.nin olduÄŸu gibi. Ama ne var ki insanlara kendi yüzlerini en gerçek gösteren alan olduÄŸu için belki, porno sinemanın üvey evladıdır. Hatta bazılarına göre sinema bile deÄŸildir. Çünkü bizim ideal dünyamızda (!) seks mutlaka bir erkek ve bir kadın arasında 2 kiÅŸiyi içerecek ÅŸekilde kapalı kapılar ardında yorgan altında yapılmadır. Ve mümkünse hakkında hiç konuÅŸulmamalıdır.

Pornoyu konuÅŸmak, muhafazakarlıklarımızı, cinselliÄŸe bakışımızı konuÅŸmak için super vesile olur. Kadın bedeni sömürüsüne dayanan ticari pornoyu aÅŸağılayıcı bulurken, pornonun öteki yüzünü görmeyi ihmal etmeyelim. Vücudun estetik, zihnin ayıp sınırlarını aÅŸan, vulgar/degrading/twisted her nasıl ise cinselliÄŸin özgürce fade edilebildiÄŸi, ‘iÄŸrenç’ ‘ahlaksız’ bulduÄŸumuzu neden öyle bulduÄŸumuzu sorgulatan, arzularla barışık, duvarları sallamayan yüzünü.

23 Comments

Add yours
  1. 2
    YeÅŸim Erdem

    Genelde yorumlara pek cevap yazmayız ama o kadar renkli bir tartışma olmuş ki, bir kaç ekleme yapmak istedim.

    Önce Ãœmit Ãœnal: kendisini saygım ve sevgim büyük ve yazdığı yazının çok doÄŸru noktaları olduÄŸuna inanıyorum. Ama sonra kendisi de yaptığı eklemede yazdığı gibi, yönetmene karşı acımasız bir tavır takındığını, üstten baktığını düşünüyorum. Alıntı neden kötü niyetli olsun? Yazının konusu ticari porno sektörü deÄŸil ki, bu çocuklara haksızlık yapılıp yapılmadığı, aÅŸağılanıp aÅŸağılanmadığı. Kendisinden alıdığım alıntı, tam da buna hizmet ettiÄŸi için alındı. Sarper senin koyduÄŸun alıntı da bu baÄŸlamda aslında bana çok ters. ‘SeviÅŸme sahnesi çekeceksen çek ama buna porno diyeceksen burda iÅŸin yok’ ne demek ki? aynı ahkam deÄŸil mi? Porno çekicem diyor, seviÅŸme sahnesi deÄŸil. Amaçlarını sıralıyor, fikrini savunuyor, kabul ettiriyor, yapıyor. Budur. İçerikten bağımsız olarak, kimsenin bu provakatif, devrimci tavra sanat deÄŸildir diyemeyeceÄŸini düşünüyorum. Braque’in söylediÄŸini çok sevdim. Sanat rahatsız etmek içindir, bilim ölçmek. Biz eleÅŸtiriken biraz bilim adamı oluyoruz sanırım. Kendi yargılarımız doÄŸrultusunda ölçüp biçiyoruz.

    Gelelim pornoya. Çok hassas ve kafa karıştırıcı bir konu. Ä°nsan pornoyu ‘bir sanat formu’ ya da aslında daha çok ‘reaktif bir sanat tavrı’ olarak deÄŸerlendiriken, kadın bedeni sömürüsüne dayalı ticari pornoya hizmet mi ediyorum diye korkuyor. Ãœmit Ãœnal eklemesinde çok dürüst davranmış, kiÅŸiselleÅŸtirmiÅŸ, kendisi için pornonun ne anlam ifade ettiÄŸini, nasıl da sevmediÄŸini ve izlemediÄŸini yazmış. Bu satırlar ahkamı daha az anlaşılır kılsa da, pornoyu kendine inip tartışmak sanırım en saÄŸlıklısı.

    Benim de pek ilgimi çekmiyor porno. Ama son zamanlarda iÅŸ icabı izlediÄŸim, ticari pornonun uzağından bile geçmeyen ama dibine kadar pornografik bazı belgeseller beni pornonun bir ‘tavır’ olduÄŸuna ikna etti. ‘Ä°kinci sınıf porno yıldızıyım, porno çekmeyi seviyorum, fetiÅŸlerim var, bilinç altımın yıllarca bana suçluluk veren tüm fantazileriyle barıştım’ diyen, ‘kadın cinselliÄŸi o ticari pornolarda izlediÄŸiniz gibi deÄŸildir, iÅŸte asıl budur’ diyen, lgbt bireyleri dışlamayan bir sürü yapım var ortada. Bunlara bakmak gerek. Orada, punk tavrından, heavy metal tavrından, vahÅŸeti sapkınlığı dudak uçuklatan rahatsızlıkta sergileyen uzak doÄŸu sineması tavrından pek farklı bir durum yok. Bu tavır deÄŸil mi asıl bir ÅŸeyin sanat olduÄŸunu ortaya koyan. Ondan deyip duruyorum. Denizin filminin içeriÄŸinin önemi yok. Tavrın önemi var. Ve onu sanat yapan da bu. Böyle olunca elbette seviÅŸme sahnesi çekemezdi. Porno çekmeliydi diye düşünüyorum..

    Serkan demiÅŸ ki:
    i. “bir estetik obje olarak kadin vucudu ve bu güzelliği sanatsal anlamda değerlendirmek.” vardir..
    ii. “pornografi denilen bilinçaltı çöplüğüne hizmet eden, kadinin orasina burasina odaklanmak, hayvanlik” vardir..

    Niye sanatsal olan güzel ve estetik olmak zorunda ki? ben ikinci maddenin sanat olmaması için hiçbir neden göremiyorum.

    Ticari porno, temsil ettiği sömürü ve saf erkek cinselliğine hizmet etmesi nedeniyle bir politik karşı duruş gerektiriyor. Ama dürüst olalım kaç kişi bunun için izlemiyor porno? İzlemek de izlememek de serkanın bahsettiği o hayvanlıkla alakalı değil mi? Hayvan da olabiliriz oysa ki..

    Ayrıca aynı sömürü Hollywood da fabrika usulü yıllardır üretilen romantik yapımlarda yok mu? Kadınların 35’inden sonra çürüğe alındığı, erkeklerin sevdiÄŸi türde kadınlığın yüceltildiÄŸi… Geçende bir haber okudum, gey aktörler artık gey rolleri bile alamıyormuÅŸ. Zira stüdyolar, insanların geylikle ilgili senaryolarda gerçek gey ve lezbiyenleri izlemekten rahatsızlık duyacağını, ama aynı rolü straight kiÅŸiler canlandırırsa tam tersi izlemek isteyeceÄŸini düşünüyormuÅŸ. Ä°ÅŸin acı tarafı, bu saçma denklem doÄŸru geliyor kulaÄŸa. Hakikaten bu ikiyüzlü deÄŸerler sistemi devam ettikçe, öyle geliÅŸiyor toplum bilinci denen ÅŸey. Bizim de kafalar çorba oluyor böyle:))

  2. 6
    rialto

    Sanırım herÅŸey birbirine karıştırılmış bir doÄŸrultuda… Ä°ÅŸin aslı bence üniversite de ya da pornogrofide deÄŸil. insanlar artık nefes almanın bile kısıtlandığı bir ülkede yaÅŸamak istemiyorlar ve bugün bunların “düşünsel” izdüşümlerini yaşıyoruz. Ä°nsanı insan yapan temel nitelikleri sürekli geri iterek, buna “garip” kavramlar yükleyenlerin amaçlarına ulaÅŸtıklarını görüyoruz… Sürekli doÄŸru-yanlış betimleme çabası içine düşme durumu var.

    Brakalım porno ve pornografiyi, bunun deÅŸifre edilmesi üzerine geliÅŸen olayın boyutlarına, yazılanlara, düşüncelerimize bakalım. Tüm bunlar bile aslında birÅŸeylerin nekadar kısıtlantığının bir göstergesi. Pornonun sanat olamayacağı gibi bir gerçek olmadığı gibi, sanatın insanları rahat ya da rahatsız etmek gibi bir kaygısı yoktur. Bu olgu insanda biter, senin ne aldığın önemli…

    Zihniyet “tek tip insan” modeli yaratma çabasında. Farklı olmak fikrinin bastırılmış cinsellik kültürü ile birleÅŸmesi sonucunda oldukça “kolay öngörülebilecek” durumlar oluÅŸuyor… Bugün eÄŸer insanlara “ayıp!” yerine biraz “özgürlük” aşılamış olsaydık; ne biz bu tartışmaları yapıyor olurduk, ne de üniversitede porno çekmenin hayal kurulabilecek bir olgu olma durumu ile karşı karşıya gelirdik. Çekilse de kimsenin umrunda olmazdı ki gelmek istediÄŸim nokta da bu…

    Bu filmi sanat yapan baz muhtemelen filmi yapanların, bugüne kadar birÅŸeylerle barışamayan bir kültür içinde bulunmanın verdiÄŸi “hislerle” davranmış olmasıdır. “Yapamazsın”lar oldukça “yapılanlar” dan kaçamayız…

+ Leave a Comment