NY karşı kültürün başkentiyken filmleri


sue-kwon-only-new-york-photography-exhibitionBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, 1 bilgisayar 1 oda kadar büyük, plastik henüz yerin dibinde evrim çöpüyken, NY karşı kültürün başkentiymiş. Her an herşeyin olabileceği bir yermiş. Serseriymiş. Seks, uyuşturucu, siyahi müzik enerjisiyle beslenirmiş.

Sonra Giuliani devreye girmiş, Manhattan koca bir siteye dönüşmüş. Eski NY küçük ceplerde, kuytu köşelerde ve belki biraz Brooklyn’de yaşar olmuş.

O NY fikrini özleyenlere su gibi gelecek 2 festival filmi:

Geçen seneki Soyulmanın Hazzı’nın yaratıcıları Safdie biraderler, ona kardeş gibi yakın duran ama çıtasını yükselten Go Get Some Rosemary ile karşımızda. İkili çocukluklarındaki NY’dan ilham alıyor. Cannes’ın ardından Sundance’de Daddy Long Legs adıyla geçen günlerde gösterilen filmin ana karakterlerinden biri gene şehir, diğeri ise sokaklarında akan bir adam. Aşırı sorumsuz bi baba ama nedense kalbimiz sürekli ondan yana. Safdie’ler son yılların çabucak bayatlayan bağımsız film akımı mumblecore ile alakasız; yeni birşey yapmaya çalışıyorlar, şimdiden takip edilesi.

İyi Yürek (Good Heart). Adı üstünde, hem iyi hem çok yürekli bir film; Dickens romanları gibi bir dünyası var. Eski NY ruhu Brian Cox’un işlettiği ve sadece müdavimlerin girdiği yıllanmış, güzel ahşap mobilyaları olan loş ışıklı bir barda köşedeki kazla birlikte yaşıyor. Her bir karakter ayrı bir tuhaf. Cox’un hayatına kocaman gözlü Paul Dano girdiğinde, default ayarı iyilik olan birinin dünyayı nasıl terzyüz edebildiğini görüyoruz. Noi Albinoi’nin yetenekli yönetmeni Dagur Kari !f Istanbul’da bu son filmini sunacak. Üç filmdir aynı dünyayı farklı hikayelerle ve giderek derinlemesine işliyor gibi. O dünyaya atıyor ve buyrun, uzun açıklamalara gerek yok, burda takılın biraz diyor. Seyrederken keyiften çatladım!

Karşı kültürün yeni başkentini merak edenleri galiba Berlin’e alıyoruz. Sizi Contakt’a davet edelim!

Categories

+ There are no comments

Add yours