Muhafazakarlıklarımız demişken… Hepsi senin iyiliğin için yavrucuğum!


Dünya daha muhafazakar bir yer mi oluyor? Türkiye? Muhafazakarlar ayrı biz gayrı mı? Muhafazakarlık nedir peki? Ötekine ‘evet’ diyememek mi, ötekinin varlığını, varoluş biçimini kabul edememek mi yoksa? Peki biz kime ‘evet’ diyemiyoruz? Kimi kabullenemiyoruz? Muhafazakarları mı yoksa?

Bu yıl program yaparken böyle dönüp dolaşıyorduk kendi çevremizde. Yazışmalarımızı bir görseniz, !f ekibi kendini kaybetmiş dersiniz. Ben bir ara muhafazakarlığın ‘katı kalplilik’ olduğunu söyleyip duruyordum mesela. Kendimi muaf tutamadan tabii, bazı bazı katılaşıyoruz ya hepimiz.

İşte o sıralarda, ılık ve yumuşak filmlerinin hastası olduğumuz Deniz Buga ve yıllardır !f programının arka plan danışmanlarından olan Gürcan Keltek kapımızda belirdiler; ‘toplanalım, mufazakarlık üzerine filmler yapalım, siz de gösterin, olur mu?’ dediler. Olmaz mı?

Ortaya çıkan seçkiyi bir kaç nedenden çok seviyorum:

1- Yumuşak bakışlı bir seçki bu, kimse tokmağıyla yere vurup ‘bu budur kardeşim!’ demiyor.

2- Kimse, ‘onlar öyle, ama ben böyle’ demiyor. Ak kaşık olamama durumu tüm filmlerde var, kimse kimseyi resmin dışına itmiyor. Muhafazakarlık değil, muhafazakarlıklarımız var filmlerde.

3- Format gani gani- herkes istediğini yaptı, kimse kimseye ‘öyle olmaz, böyle olur film dediğin’ demedi.

4- Filmlerin çoğu sessiz ve derinden. Bir kaç tanesinde gülmemek elde değil. (Ben gülerken utandım biraz, niye gülüyorum ki, ‘katı kalp’ olmayayım sakın?

5- Hüzün var bi de. Ama nasıl olmasın  ki?

Cumartesi ve pazar gmall’da… Kaçırmayın isterim, birlikte çok güzel oldular.

+ There are no comments

Add yours