Moon, Carl Sagan ve Terry Amca


saganMoon’a kıymayın: sinemada görün. Salonda 3 kişi izlediğimize göre Cuma kalkabilir demektir, ondan önce görün.

Bilim kurgu kılıfında insanın insanlığına dair bir araştırma gibi birsey. Yalnızlığımıza, eve varma arzumuza, kimlik dediğimiz şeyin rasgeleliğine dair düşünceli, iz bırakan bir film. Bizi biz yaptığını sandığımız tüm hikayeleri bir kenara koysak, geriye ne kalıyor sorusunu soruyor.

Filmin takır tukur retro uzay havasından olsa gerek aklıma sürekli Carl Sagan geliyor.

“Kozmos olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan herşey. Kozmos’a dair en ufak düşünme bile içimizi kıpırdatıyor – omurgada bir titreme, seste bir duraksama, ince bir his, sanki çok uzakta kalan bir anı, yüksek bir yerden düşmenin izi. Bilinmezlerin en büyüğüne yaklaştığımızı biliriz.

Cosmos, 1980

Kaçakmak isteyenler için bir de Parnassus heyecanı var sırada. Terry Gilliam de ailemizin başka gezegenlisi. Alis’i de o çekmeliydi sanki. Tim Burton’a bayılıyoruz, o ayrı, ama Burton daha ziyade gündeliğin içindeki grotesk ve karanlık olanı fantastik eyleyen adamımızken, Gilliam gerçekten fantastik olan diyarların kralı. Alis kılıçlı canavarlı bir macera olmaktan çok konuşan tavşanların, kafa bulan tırtılların, boy attıran mantarların arasında gezindiğimiz fantastik bir dünyanın hikayesiydi. Yakışırmış. Dr Parnassus fragmanını izledim, şahane görünüyor.

Categories

+ There are no comments

Add yours