merhaba, nereden başlasak?

merhaba, nereden başlasak?


2018 programını finalize etmeye yaklaştığımız bu gri-sıcak günlerde 17. yılın asal niteliği düştü aklıma. kendinden başkasına bölünemezliğin, kendini kendisiyle varedebilmenin zorlu yalnızlığı hayatlarımıza dair bir şeyler söylüyordu muhakkak.

kâh dengesiz havalara kâh daha da dengesiz gündeme dirayetimizi bolca film izleyip hisdaş şarkılarla sağlarken kişisel olarak kendi adıma dönüştürücü bir gelişme oldu.

!f’te dijital medya koordinatörü olarak şahane zafer’den görevi devraldım. bugüne kadar getirdiği halini koruyup ilerletmek zorlu ama heyecanlı bir süreç olacak. sürekli omzumu dürttüğünü sandığım umut hissinin bir !f macerası olabileceğini öngörebilir miydim acaba. ya da şubat soğuğunda 17 yıldır arşınladığım !f istiklal’inin şu an yerinde olmayan yollarının bugün bu masaya çıkabileceğini. o yüzden bir kez de buradan yüzlerce teşekkür, binlerce eline sağlık zafer.

tam da bu yalnızlık esanslı çoğulluğumuzla masalardan dışarı taşıp ilk müjdeyi verelim dedik. biz yine aşkı, sanatı, keşfi, beni ve ben-olmayanı, kakafoniyi ama ahengi, tüm bunları içeren ve kendisiyle bölünebilen hayatı yüceltmeyi düstur edindik bu yıl da. ve yine, yıl boyunca sokaklardan, vapur penceresinden, soğuğun tenimize hatırlattıklarından aldığımız ilhamla sinemanın iyileştirici hacmine kapıldık. naçizane ayın filmi olan the square’in zekasını saatlerce övdük, mesaimize ortak ettiğimiz stranger things’le yarı küs yarı barışık kahve molaları verdik, leonard cohen’in 1. ölüm yıldönümünde onu unutamadığımızı hatırladık…

tanıştığımıza çok memnun oldum. yakında sosyal mecralarımızdan haberleşmek üzere.

+ There are no comments

Add yours