Loç bizim, su bizim, köy bizim. Neden elimizden bişey gelmiyor?


loc1 Loç Vadisindeki HES hakkında birşeyler yazmalı diyerek dalgın dalgın ofise yürürkün, Loç sakinleri karşıma çıktı! Karaköyün göbeğinde, bankaların, şirketleri yanında tezgah kurmuşlar. Anlatıyorlar:

İmar planı yok ama kimin umrunda! İnşaatı son gaz devam ediyor. Herkes topu birbirine atıyor. Özel şirket, ‘biz yapıyoruz ama devlet adına yapıyoruz. Devlet yatırımlarında imar izni aranmaz’ diyor. Kastamonu il özel idarisi devlete ait bir kurum değil mi? Diil demekki, zira ‘biz vermiyoruz izni, devlet veriyor’ diyor. Devlet kim ve nerde? Adı devlet olan bir kurum mu var bu lisansları dağıtan.

Şöyle de bir cingözlük var ortada. Teknik olarak imar izni sadece bina inşaatı için geçerli. Yani vadi delik deşik edilebilir ama bina yapılırsa yıkmak devletin boynunun borcu. Şirket de tabiki bina dikme olayını sona bırakıyor.

Yazdım ama aslında pek anladığım yok. O kadar dalavere, o kadar fazla bürokratik detayloc2 var ki, işin içine girince çıkmak mümkün değil. Amaç da bu belki: İnsanları detayda boğup akıl tutulması yaşatmak. Eninde sonunda ‘off peki tamam’ dedirtmek ve maalesef şu umutsuzluğu hissettirmek: Bu memlekette bir işte özel sektör+devlet işbirliği varsa, o iş olur. Bergama gibi yıllarca direnilse, akla gelen tüm davalar kazanılsa bile olur. (yabancı şirket beceremedi ama yerli şirket, devletin/hükümetin de full desteğiyle aldı yürüyor!). Ama umutsuz değiliz! Loç’lular kalkmışlar Karaköy’e kadar gelip tezgahlarını kurmuşlar. Loç bizim, köy bizim, su bizim diyorlar. Vermeye de hiç niyetleri yok.

+ There are no comments

Add yours