Kürt müziğinin rüya kadrosu ve bir sürü tilili canımıza can kattı.


[vimeo]http://www.vimeo.com/20294297[/vimeo]

Dün gece Aynur Doğan, Mehmet Atlı ve Tara Jaff birlikteydi Hall’da. Rüya kadro. Kapıları açmadan önce baktım, Küçük bayram sokağın sonuna kadar giden bir sıra vardı, o sokağı öyle heyecanlı bir kalabalıkla az görmüşlüğüm vardır.

Gerçekten de rüya gibiydi üçünün birlikteliği.

Sonra, müziğin arasında, çok sevdiğimiz, çok saygı duyduğumuz başka birtakım insanlar da çıktılar sahneye. Bu topraklarda Kürt olarak büyümekle ilgili, savaşla ilgili, eşitsizlikle ilgili, insan haklarına taraf olmakla ilgili kişisel hikayalerini anlatmalarını rica etmiştik onlardan. Bejan Matur henüz matbaadan taze çıkmış kitabından bir şiir okudu bize, Sırrı Süreyya Önder kahkahalarla güldürdü, Nadire Mater gazeteciliğinin ilk yıllarında doğuya yaptığı bir yolculuktan söz etti, orada gördüklerini hiç bir gazetenin yazmadığını anlattı. Ragıp Zarakolu Kürtler’in varlığından habersiz çocukluğunu anlattı biraz, memlekette neler olduğuna dair kendi farkındalığının adımlarına tanık etti bizleri. Hüseyin Karabey, ‘buna gerek kalmayıncaya kadar Kürt bir yönetmen olduğumu söylemeye devam edeceğim’ dedi,Mustafa Gündoğdu sınıfındaki tüm çocukların Türkçe bilmeyen anneleriyle okula gidip onlara Türkçe öğretmeleri istendiği ilkokul yıllarını hatırladı.

Tilili denirmiş zılgıta aynı zamanda. Can bir sestir ya o, bir sürü tilili çekildi dün gece. Konser sonrası, aniden, halay.

Daha duymadığımız çok hikaye var. Canımıza can katmak istiyorsak dinlememiz, anlatmamız gereken.

Türkiye’de bir festivalin başına gelebilecek en iyi şeylerden biri olan Londra Kürt Filmleri Festivali yönetmeni Mustafa Gündoğdu’ya yine teşekkürler…

1 comment

Add yours

+ Leave a Comment