Kruşçev/Nixon, Erdogan/Baykal – ayna muhabbeti & film


image001Haftasonu gazetelerine göz ucuyla bakıp ürktüm de aklıma geldi. (şu sıra tüm yollar !f’e varır hesabından)

Herşey kurgu kafasında olanlara bir adet Double Take (Hileli Gerçek) verelim. Ben mi deliyim, dünya mı hissindekilere kalp atışı hızlandırır, garanti. Borges’den alınma bir ayna fikri ve bunun Hitchcock uzantıları var belgeselin temelinde. Biraz karışık, ama eğlenceli. Bir yandan Kruşçev-Nixon veya Nixon-Kennedy de dahil bu ikilik ve birbirine ayna olma halleri. (bkz Erdoğan/Baykal) Heyecan veren kısmı ise 60larda ortaya Gerçek diye atılanların tamamının nasıl yazıldığını, o yıllarda yeni yükselen TV ve reklamla nasıl beslendiğini -hatta yaratıldığını- pek zeki bir kurguyla göstermesi. Karanlıktaki çakmak gibi ani ve keskin ışık etkisi! Soğuk Savaş kocaman bir senaryo. Net ve hatta komik. Film Donald Rumsfeld’in şu meşhur “Bir bilinen bilinenler var. Bir de bilinen bilinmeyenler” konuşmasıyla bitiyor; manidar çünkü bugün nelerin olup bittiğini özetler gibi.

Hikayeler yazılıyor da yazılıyor, olan bize oluyor. Altta yatan hep korku imparatorluğu. Öteki ondan kork diye yaratılıyor ki türlü türlü pis işlerin yolu yapılsın. Filmin dediği gibi “Two of you is one too many”. (‘Senden iki tane, bir fazla demek’)

Double Take’i ilk seyreden Hakan şöyle yazmış: “Das ist wunderbar! Çok sevin bunu ablası. Zaten küserim valla. Arthouse belgesel mi demeliyim, demesem de deneysel kreatif video diyoruz. Elemanın ikinci sinematik işi. Hitchcock filmlerini, Hitchcock’un paralel evrenlerden ikizlerinin de katkılarıyla, rise of televizyon ile newsreel ve de kankası reklamla harmanlanmış soğuk savaş siyasi arenasının iniş çıkışlı tansiyonu eşliğinde çözümleyin. 1962, sen neymişsin be abi!”

Ablalar sevdi, siz de sevin!

Categories

1 comment

Add yours

+ Leave a Comment