Komik bir haber


selcukerdemYazarlar depresyona girmesi en muhtemel meslek grubu demiş Amerikan sağlık web sitesi. Tabi orada Sylvia Plath, Virginia Woolf, Ernest Hemingway gibi kallavi isimler var ama nedeni olarak düzensiz gelir ve izole hayatı gösterince, uzun uzun güldüm. Türkiye’deki taze yazararı ve freelancer’ları düşündüm. Çoğu zaman adının çıkmasının onuruyla beslenmesi beklenen, öteki zamanlarda ise manalı bir gelire ulaşmak için fabrika gibi yazı üretmesi gereken yazarları. Sosyal adaleti motoları yapmış görünen basın organlarının bile, ‘prensip olarak dışarıdan aldıkları yazılara para ödemeyeceklerini’ açıklayabildiği bir ülke ve sektörden bahsediyoruz. Gönüllü desteğiyle ayakta durabilen yayınların ‘para yok abi’ demeleri gayet sevimli kalmıştı bu kararın yanında. Kendi de depresyondan şikayet eden yazar Simon Brett, hevesli yazarların ve yayıncılardan geri dönme oranlarının artmasıyla, oralarda depresyon durumunun iyice ciddileştiğini söylüyor. Bizimkiler ise bir şekide onurla monurla besleniyor, kolay kolay depresyona girmiyor. Derimiz mi kalındı bizim. Ondan mıydı?

Irak savaşı sonrası post-traumatic stresten sapır sapır dökülen avrupalı, amerikalı gazetecileri okuyunca, bizim oralara giden arkadaşlarla ilgilenme ihtiyacı duymuştum. Bir tanesi, ‘Bırak ya!’ dedi ‘ne travması, biz orda imkansızlıklar içinde haberi yapabilcez mi stresinden bişey anlamadık. Açık spot gördük mü, adamlara yanaşıp beş dakka biz de çekelim öyle kapatın ışıkları diye ricacı oluyorduk, post’u mu kısmış.’ Sen de yazarını, çalışanını yaşayabilmenin eşiğinde tut, gör bak kalıyor mu depresyon, post herşey travması. Irak’a giden muhabirine binlerce dolar per dm ödersen, gitmeden hayatta kalma eğitimi, dönünce hayattta kalma terapisi verirsen olacağı budur. Hem yazık değil mi depresyon araştırmalarına harcanan onca paraya? Onunla dünyanın bütün freelancerları hayat boyu eşikte mutlu mutlu yaşar, depresyona girmeden.

1 comment

Add yours
  1. Emrah

    Valla, yazar olma ‘post’suz, doğrudan ‘traumatic stress.’ Depresyon hakkında bir araştırma kitabı yazsam, bilgisayar başındaki bunalımlı günlerimi anlatsam, sonra çok para kazansam, hemen depresyondan çıkarım.

    Sylvia Plath (ya da Gwyneth Paltrow), “Nothing stinks like a pile of unpublished writing” demiş. Bence, “Nothing stinks like a pile of published writing with no money in the bank.”

+ Leave a Comment