Kısık ateşte uzun uzun pişmiş kısalar.


cok-yorgunuzSon beş gecedir sabah beşlere kadar kısa muhabbeti yapılıyor buralarda. Dün Orton’la sabaha karşı gözler ve beyinler akmış bir şekilde konuyu kapatmaya çalıştık, yaptığımız seçkileri gözden geçirdik.

Ben çok memnundum seçkilerimizden ve Orton’a sordum:

– Ort, son bi kac yıldır kısa seçkilerimizi tematik yapıyoruz ya…
– Evet
– Biz seçkilerimizi çok seviyoruz ya…
-Evet
– Peki sana ‘olm, ne guzel birleştirmişsiniz o filmleri, şahaneydiler, ne keyifli olmuş, aferin be yavrum size’ dedi mi kimse?
– Yoo.

Ogreniyoruz ki, Orton’un aldığı yorumlar bazı bazı ‘kötü kötü filmlerin’ de programlandığı yönünde olmuş.

Eh tabii, herkesin zevki kendine. Ama aslında biz de zaman zaman ‘aslında cok iyi film degil, şusu busu eksik, amma velakin cok guzel eklemlenmiyor mu bu programa?’ diyoruz, farkındayız.

Karar veremedik — yalnızca ‘bu cok iyi ama!’ dediklerimiz mi girmeli programa, yoksa birbirlerini tamamlasınlar, kardeş kardeş konunun orasından burasından manzaralar mı versinler bizlere?

Çok iyi olmayan filmlerle birlikte programlandıklarında yazık mı olur çok iyi filmlere?

Sabah 5 itibarıyla Orton düşüne düşüne eve gitti. Kısacılar bilir zaten, Orton uzun uzun yazar. Eh, bir o kadar da düşünür tabii.

Şİmdi Orton’dan 6 paragraflık bir mesaj bekliyorum. Kavramlar hakkında.

Siz de şubat’ta sonuçlarını takip edersiniz artık.

Benim içime sindi ama, valla Orton. Nolur çok uzun yazma, gözünü seviyim bak… Seni seviyorum Orton.

+ There are no comments

Add yours