İnsan Hakları vs Müslüman İnsan Hakları?


man_flagHükümetler geliyor gidiyor ama sanki kadın ve aileden sorumlu coğrafya öğretmenleri hep aynı kalıyor.

Haftasonu aralarında Mazlum-der, IHH gibi büyükçe kuruluşların da bulundugu bir grup pazartesi gunu Bakan Kavaf’a eşcinsellik konusundaki açıklamaları nedeniyle mektup göndereceklerini söyleyerek gazetecileri Sirkeci postanesine davet ettiler. İçerikten bahsedilmemiş. İtiraf ediyorum ki gafil, salak ve uzaylı avlandım. İslami insan hakları kuruluşlarının da nihayet insan hakları söylemini oturtmuş olduklarını düşünerek içimden helal dedim.

Uzun uzun yazmaya gerek yok. Postane önünde toplanan grup adına mektubu okuyan platformun sözcüsü Asiye Dilipak, eşcinselliğin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini belirtmiş. “Bütün ilahi dinler eşcinselliği bir bozulma, sapma, gayri ahlaki bir tutum, tabii olanın dışına çıkma ve günah olarak görür. Birçok İslam ülkesinde eşcinsellik yasaklanmıştır. Tarihte bu tür sapkınlıklar yaşayan topluluklar, ilahi kitaplara göre, çirkinlik ve kötülük üzere oldukları, saptıkları için azap görmüş ve helak edilmiştir. Fıtrata aykırılık teşkil eden ‘eşcinsellik’in, doğal tercihlerden bir tercih gibi gösterilerek ‘cinsel yönelim’ olarak kabul görmesi ve yaygınlaşmasının meşru görülmesi, zımnen insan neslinin yok olmasını istemekle aynı şeydir.”

Bu işe neredeyse bakanın ilk lafından daha fazla bozuldum. İnsan hakları örgütleri diye geçinen, yeri geldiğinde Gazze olsun, Sincan olsun, gözaltı kayıpları olsun, çalışan gruplar bunlar. (Bkz bugünün açıklaması: IHH Darfura 6 milyon dolar yardım yapacakmış)

Başörtüsü yasağını kaldırmaya destek eylemleri sırasında üzerine konuştuğumuz o çok ince fay hattı tam da buradan geçmiyor mu? Ben senin hayatını doğru bildiğin şekliyle yaşama hakkına vermedim mi desteğimi?

Velhasıl belki de endişeye gerek yoktur. Amerika’da son bir iki yılda en azılı gey karşıtı Cumhuriyetçilerin teker teker tüm çamaşırları ortaya dökülüyor. Katolik Kilisesi şu sıralarda en üst mertebelerinde yaşanan yüzlerce çocuk istismarı davalarıyla istemese de yüzleştiriliyor.

Katı olan herşey buharlaşır. Ya da: bastırılan herşey er geç bir gün umumi tuvaletlerde karşınıza çıkar.

Resimdeki kadar lezziz olması dileğimle.

Categories

6 Comments

Add yours
  1. Biri

    Tabiata en çok aykırı kalan, doğa ile faz dışı olan, Islam. Tabiata aykırı olan herşey de, er yada geç ayıklanır, en büyük gerçek bu.

  2. Ufuk Kayserilioglu

    Pelin, süper bir yazı yazmışsın; çok güzel özetlemişsin durumu. Ellerine sağlık, gerçekten lezziz olmuş.

  3. okşan jijiko

    bence müslümanların hepsini aynı görmek yanlış. aralarında birbirilerini gördükleri zaman selam bile vermeyecek denli farklı görüşlerde olanlar var.

    bi grubu beğenmediniz diye de dinlerini doğa karşıtı görmek filan gibi yüzeysel yorumlar yapmak da yanlış. ortada yorum farkı var. yüzeysel bakış açıları var. siz de yüzeysel olmayın e mi tatlım?

    sorun, ben ibneyim diyip ortaya bunu vurgulayarak çıkmak. bize ne ki gt veriyosan? bunu vurgulamanın anlamı ne? gidin yiyişin kardeş kardeş. korkarım 20 seneye kalmaz, biz çocuklarla beraber olmayı seviyoruz. bunu da gayet normal görüyoruz. taciz değil ki bu, gayet sevgiyle yaklaşıyoruz diyen bi güruh da türeyecek. hatta sanırım amerika’da böyle canlılar yaşıyordu. veya hayvanlarıyla sevişmeyi normal görenler legalleşmek isteyecek de olabilirler. ilerde sosyal denge iyice bozulup homoseksüeller kendi tutarsız militan söylemlerini savundukları gibi hayvan, ölü, çocuksevicilerle ensesti savunanlar da ayyuka çıkacak. gelecekte memeli erkekler görmek istemiyorum android gibi… azıcık doğal olun ba!

  4. nejdet

    yapmayın be birader senin ananda babanda müslümandı ne zarar geldi size onlardan veya bana ana babamdan islam kardeşliktir sevgi saygı dinidir.

  5. ebuzer

    insan hakları ve musluman insan hakları? insanla / musluman insan farklı şeyler demeye geliyor birazda yazınız. siz bi taraftan “madur” bir grubu destekliyeyim derken çok daha büyük ayrım yapıyorsunuz. Topluca müslümanları bir tarafa diğerlerini bir tarafa mı koyuyorsunuz? hemde insan olma paydasında.

    En büyük insan hakları ihlallerinden biri olan kılık kıyafetinden dolayı eğitim ve çalışma gibi en temel ihtiyaçları elinden alınan madur insanlara neden destek çıkmıyorsunuz. Kendi özgür seçimiyle baş örtüsü takmış insanları etiketlemek, ayrımcılık yapmak en büyük insan hakları ihlali değil mi?Hiç bir insan hakları savunucusu olarak bu konuyla ilgili bir yazınız oldumu. Bir eyleminiz rahatsızlığınız bulunuyor mu?

    “müslüman insanla” kendini müslüman sanan insan farklı şeyler. İslama de en büyük zararı o kendini müslüman sanan insanlardan geliyor. Müslüman insanı eleştirecekseniz, müslüman insanın hayat kitabı olan kuran a ve bu kitabın insana dönüşmüş biçimi olan hz muhammed e bakmalısınız. Ön yargısız, derinlemesine ve anlamaya çalışarak.

  6. Değer Iskender; V.Alexander

    İF İnsan Hakları;
    Geçmişinde insanlar; inlerinde yaşayan ayı gibi vahşi hayvanları kovarak hak kazanmışlardı. Günümüzde bile bu dengesellikler giderek yanlışlıklar içinde. Örneğin İran bayrağında halen gösterilen, aslanının bulunması için insanların gerkirse kılıçla öldürülmelerine dair kültürel mesaj bayrak yapılmıştır. Bu alevilik mezhebindeki iç Anadolu kökenli bölgelerde oy toplayabilen Birlik Partisinde de görülmüştü. Yani insan hakları öncesinde de hayvan-insan dengeleri çeşitleri ve mesleksel mezhepsel meseleleri ile görselleştirilmeliydi. Fakat bunların hafızalarda hatırlatılmaları için sizlerin daha onlarca fakülte açarak onlarca sinema veya reklam filmlerini yıllarca gericilikleriniz ile gerçekleştirmeniz gerekmesin.
    Ağalık rejimine karşı ülkede toprak reformu neden yapılamıyordu; burada Değer İskender’in karikatüründe bir ağanın asgari on kadar çocuğunun onar çocuğuyla yaklaşık yüz (100) kadar torun ile sonuçlanması üzerine bunun okullarda ve sporda kendi sınıflarını ve spor takımlarını oluşturdukları görülüyor. Bu durumda bu ülkede toprak reformu yapılabilir miydi yada insan haklarından bahsedilebilir miydi. Baba kelimesinin feodal anlamdaki kötü etkilerini örtbas etmeye medyadaki ‘Babaef, Papa, Sergey Bubka, Papaandreo’ gibi kimselerin isimsel otoriteler olarak kullanılması da yetemiyecekti.
    Tarihteki sapıklıklar üzerinde düşünülürse; onların dilbilimsel olarak; tarihin terkleri ve tarikatlaşmaları ile bağlantılı, ilgili oldukları bulunup kavranabilir. Eşcinsellikler; ilk çocukluk veya gençlik senelerinde tatmin edilememiş veyta daha doğrusu gerçek arkadaşlıklar, dostluklar kuramamış kimselerin özellikleri olarak fark edilebilinmelidir. Yeni nişanlı çiftlerin veya evlilerin de elele tutuşarak birlikte dolaşmalarında görülen sıklığın nedeni de burada asgariyeten bu iki kişinin en azından güçlü kuvvetli bir kişi edebilme özelliği; gösterge olarak bayanın potansiyel olarak hemen hamile olarak hayal edilebilmesi ile hatırlanabilir.
    Müslüman toplumlarında dört karılı olabilme gibi özellikler onların başlangıçlarında çok fazla kılıçlı harplerle ölülerin yerini hızla çocuk doğumlarıyla doldurarak gelişebilen bir kısıtlı çöl topluluğu olmalarına dayanır. Vahadan vahaya göç kültürünün öncesinde belki de siyaseten çöllere özellikle su sorunları ile suçları nedeniyle sürgün olmaları üzerine düşünülebilir. Bu göçlerin; gidişatsal veya son mekanlarındaki hayatiyetleri ile sınama olarak sinamasal özellikleri üzerinde durarak örneğin Arapları daha fazla Amerika veya Avrupa ülkelerine yollanmalarının yanlışlığı üzerinde durulmalıdır. Bunlar tarihte normal insanlara göre ikinci sınıf sayılmış olabilirler ve müslüman sosyalizmi ile ordu erat eşitlikçiliği karşılaştırılabilinmelidir. Karşılaştırılırken; hayatın göstergesi olararak bitkilerin yeşil rengi ile belki de ağacın yerine nöbette duranlar olarak askerlerin yeşillikleri sonucundaki yeşilçamın ilkel ve ilkeli literatürü dahi ortaya çıkartılabilir.
    Bazı hayvanat bahçesi kültürü genine soylarında rastlanmayan; layık olmayan bazı ulusların veya sınıfların tarihte et yemedikleri ve hayvan etleri yemeleri gereği halinde ise seçilerek savaşlara gönderildikleri ve daha üstün olanlara göre sürüden sayıldıklarını söylemek gerekir.
    Türkiye gibi ülkelerde karı koca evliliklerinin şirketsel özellikleri ve gizli örgüt olup olmadıkları uzun yıllar öncesinde iyice tartışılmıştı. Gay veya dönme gibi insanların genellikle tarihsel geçmişlerinde çok zor koşullarından veya cehaletlerinden dolayı önemli kazalar geçiren insanlar oldukları tahmin edilebiliyor. Kazaların sonuçları; onları dikkate değer kimseler olarak göstermek için örneğin erkeklerse etek hatta kırmızı etek giymelerine ve fahişelik denemeleri ile önder vasıflar edinmeleri ile sonuçlandığı gibi bu sosyal ve anatomik değişimleri kendi üzerilerinde ilk deneyenler de her zamanki gibi tıp fakültelerinin seçkin mezunları olabiliyordu.
    Dünyada savaş karşıtı olunabilinmesi için insanlar ile hayvanların tekrar bir arada barış içinde yaşayabilmeleri gibi dneyimlerin de yaşanması gerekmekte. Yada tarih bilincini edinme gereğince; kendisi de bir hayvan olan insanın hayvanlar arasında giysi, elbise, kılık, kıyafet kullanan tek hayvan olması gibi özellikleri nedeniyle bazı çıplaklar kamplarını kuranlara; bunun nedenlerini hatırlatmak gerekir. İşte dünyada herşeyin bilim adamlarının ve sosyal bilimcilerin denetimlerinde bulunmaları gerekiyor. Yoksa çocuklar arasında cinsel seks ilişkileri görülebileceği gibi; kuyruklu veya maymun kürklü insan topluluklarına da rastlabilir. Yada insan etini gene yiyebiliriz.
    İşte Türkiye gibi ülkelerde neden Ankara Hayvanat Bahçesinin dışında hayvan bulunmadığı, günümüzde hindi, katır, domuz gibi hayvanları birer kereden sonra göremeden çocukluk ve gençlik yıllarını yaşayanlar; sokaklardaki birçok kişi ve grupların artı değerler olmadıklarını ve bizzat küfür sayılarak diğerlerince dinen kestirilip yeme haklarını dahi ilimsel olarak kavramaları gerekir. Zaten böyle durumlarda asgariyetleştirilen birçok alt gruplar sadeleştirilerek çöl gibi güneşin mikropları öldürdüğü sınavlara yani Arap ülkelerine geçiş bölgelerine gönderilebiliyor.
    İnsan hakları ve göçmenlik gibi konularda İsveç başbakanlığı ve Avrupa Parlamentosu başkanlığı yapmış olan bayan bakan Malström’e ardışık on (10) kadar uzun paragraf ile görüşlerimi göndermiştim. Onları internet ilişkileriniz aracılığı ile edinerek orijinal görüşlerimi sizler daha topluca yayınlayabilirsiniz.

    Değer İskender
    (Proje Mühendisi; Eleştirmen)

+ Leave a Comment