İlk Filmleriyle !f’te Öne Çıkan Genç Türkiyeli’lerin Ev Hali


!f İstanbul’un bu seneki EV seçkisi, en rahat olduğumuz ve en güvende hissettiğimiz mekânın kapılarını aralayıp penceresinden bakıyor. Ev her zaman dışarıdaki kötülüklere, bilinmezliklere, tanımamazlıklara dört duvar çekilip bilinene ve güvenilene sığınılan bir mekan mıdır gerçekten?  Bu seçkide izleyeceğiniz kurmaca filmler sadece ev kavramına mekan üzerinden bakmıyor, aynı zamanda evin çağrıştırdığı güven, aile, sığınma gibi kavramları tekrar sorguluyor. Bu seçkide filmleri gösterilecek olan Doğu Akıncı, Ufuk Aksoy ve Deniz Tortum’dan aynı başlık altında ama ayrı bir paragrafta bahsetmek gerekir. Çünkü bu üç yönetmenin gençlikleriyle dikkat çekmelerinin yanı sıra buluştukları bir ortak nokta daha var, o da filmlerinde ele aldıkları kaçma hali…  Üçü de filmlerinde evin tekinsizlik ve güvensizliği çağrıştırdığı, huzursuzluğun evi sığınılacaktan çok kaçılacak bir mekan haline getirdiği hikayeleri kendi yöntemleriyle anlatıyor.

Ev kategorisinde  filmleri gösterilecek olan, farklı bakış açısı ve konuyu ele alış biçimleriyle dikkat çeken bu üç genç yönetmenin filmleri sadece bir kez gösterilecek, bu yüzden elinizi çabuk tutmanızı öneririz!

Mustafa'nın Yaşam Döngüsü

Mustafa’nın Yaşam Zinciri

1985 doğumlu genç yönetmen Doğu Akıncı’nın, 2011 yılında !f istanbul’da  gösterilen Doydum Anne isimli kısa filminde Mustafa’nın Yaşam Zinciri’nin bir bölümüne şahit olmuştuk. Yönetmen, bu sene gösterilecek olan  Mustafa’nın Yaşam Zinciri  filminde zihinsel özürlü ve şizofreniden muzdarip olan Mustafa’nın hikayesini anlatıyor. Mustafa bir gün aynı mekan ve bedene hapsolduğu hayatına son vermek, oldukça yaşlanmış olan annesinin bakımına muhtaç olduğu yaşam zincirini kırmak ister.  Mustafa’nın abi ve ablaları onu belki de son kez görmek üzere zamanında kaçtıkları eve geri dönerler. Doğu Akıncı’nın gerçeklikten ve doğallıktan beslenen bu filminde hapsolma eylemsizliğini ve kaçma  eylemini aile kavramı üzerinden izleyeceğiz.

1989 İstanbul doğumlu genç yönetmen Deniz Tortum’un ilk uzun metrajlı filmi Zayiat, babasının kaybolması üzerine evine dönmek zorunda kalan Mete’nin hikayesini anlatıyor. Mete işinde, ilişkisinde bocalamalardan kararsızlıklara ama sonunda hep iç sıkıntılarına yürüyen bir karakter. Babasının kaybı uzadıkça Mete’nin başka hikayelere dallanırken başka bilinmezlikler de ortaya çıkar. Deniz Tortum dramatik yapısını kaybetmeden başka türlerde de dolaştığı bu filminde kaçmanın birçok haline tanık olacağız.

1977 doğumlu Ufuk Arsoy, Devremülk filminde ise yalnız bir sığınma halini anlatır. Dünyada güvenilecek kimse kalmadığında, tek dayanağının kendisinden başkası olmadığında kendine dönme, dış dünyaya set çekme hali iyileştirici bir güç barındırır ve kabul etmek gerekirse herkesin zaman zaman ‘ yalnız kalmaya ihtiyacı var’dır. Bu halet-i ruhiyedeki bir genç bir kadının Ada’daki bir eve sığındıktan sonraki yalnızlığa sığınma ve kaçma hikayesi dönen bir anahtarla hem yarıda kalır hem de bir başkasınınkine dolanır. Birlikte geçirilmesi gerekilen bir gece ve geride bırakılanlar vardır.  Bu kez yalnızlık, kayıp ve kaçma hikayeleri paylaşılmak zorundadır.

Ev bölümünde ayrıca Benim Çocuğum, Kunduralarımı İstanbul’da Bıraktım ve Gündöndü belgeselleri ve Bedenim Savaş Alanı adlı kısa film seçkisi gösterilecek. 

+ There are no comments

Add yours