Tolerance Break’in !f music hikayesi

Tolerance Break’in !f music hikayesi


!f 2017’nin bu yıl “iyileştiren şeyler” temasıyla yola çıkışı, bunun özellikle şu dönemde ne kadar temel ve öncelikli bir ihtiyaç olduğunu fark etmiş zihinlerle buluşmasını kaçınılmaz kılacaktı. Derken bizim de yolumuz bir yerde bu güzel hareketle kesişti.

!f music’in bu yılki tahnitim filmi için kafa yormak, temamız “iyileştiren şeyler” olunca bizim için bir nevi tıbbi laboratuvar deneyimine donuştu. Varoluşa, içinde yasadığımız günlük gerçekliğe ve insana dair pek çok tahlil yapmak, sonuçları değerlendirmek ve teşhis koymak gibi aşamalar kendiliğinden oluştu. Acilen iyileşmeye ihtiyacımız olduğu gerçeği ve bunun tedavisinin ne olabileceğine ilişkin fikirlerimizi de dosyaya iliştirdikten sonra geriye beyaz önlüklerimizi giyip sizlere bu durumu anlatmak kaldı.

Sanatsal bir operasyon için bu süreçte birlikte çalışan ekibimiz ses tasarımında İstanbul’dan Tolerance Break ve görsel tasarımda Prag’dan Scope (Orkhan Maddad) tan oluşmaktadır.

Hastamızın dosyasını sizinle paylaşırken bu karmaşık ve incelikli durumu, hastalığın nedenlerini ve tedavi sürecini bütünüyle aktarabilmek için süresi nispeten kısa sayılabilecek bu tasarımda anlatım dilini oluştururken yatay bir eksene ilave olarak dikey bir eksende derinlik yaratmayı hedefledik. Sonuç itibariyle ortaya, içinde birtakım sırlı, gizemli dokunuşlar barındıran bir iş çıktı;

Öncelikle ilk fark ettiğimiz şey, insan zihnini işgal eden gürültünün algımızda yarattığı bozulma nedeniyle olayları değerlendirme konusunda sağlıklı hareket edemediğimizdi. İçinde bulunduğumuz kavram bombardımanı, belirli seçeneklerin mecburiyeti üzerinden ötekileşerek içine sıkıştığımız kısır döngüler ve buna bağlı olarak var ettiğimiz kimlikler her seferinde kendimizi en temel ihtiyacımız olan özgürlükten uzak bir yerde bulmamıza sebep oluyor. Bu nedenle biz, biz olmaya çalışırken hep bütünden ayrı kalıyor, bu yalıtılmışlık duygusuyla daha tedirgin bireylere dönüşüyor, bu savunma-savaşma fazından çıkamadığımız için giderek güç kaybediyor, içsel direncimizi kaybederek korkuya ve çeşitli ruhsal rahatsızlıklara geçit veriyoruz. 

Eğer günü kurtarmak yerine her bir birey için geçerli olabilecek bir sağlık zemininden bahsedeceksek acilen bu zihinsel gürültü üzerinde çalışmaya ve küçük küçük de olsa boşluklar yaratmaya başlamalıyız. Çünkü hiçbir sorun onu yaratan zihin tarafından çözülemez. Gerçek bir çözümün filizlenmesi için gereken sağlıklı zihinsel ortam tüm kavramlardan ve gürültüden arınmış bir parça boşluktur. O boşluk insanlık tarihinin kavram ve etiketler yükü altında ezilmemiştir, kendi evrensel ve tanımsız düzeninden başka bir şey içermez; saftır ve sınırsız bir potansiyele sahiptir.

Biz çalışmamızda, bahsettiğimiz bu gürültüyü seslendirmek için geçtiğimiz yıl ülkemizde en çok konuşulan başlıkları mors alfabesiyle kodladık. Nümerolojik olarak kötü sayılardan biri olarak değerlendirildiği için toplam on altı kelime seçtik. Bu kelimeleri arka arkaya dizerken alışılagelmiş bip sesleri yerine bir çeşit gürültü formu kullandık. Bunun nedeni hem adı üstünde gürültü olması hem de ses fiziği bakımından gürültünün düzensiz bir form olması.

Düzensizlik-düzen (disorder-order) karşıtlığının hastalık ve sağlık kavramlarıyla iyi örtüşeceğini düşündük. Ayrıca tanıtım filmi boyunca altta duyacağınız, vuruş frekansı giderek azalan ses dalgası formu isochronic tones olarak bilinen bir teknik kullanılarak yerleştirildi. Bu teknikte amaç insan kulağının duyma eşiği dışında kalan frekansları kişinin matematiksel bir algıyla hissetmesini sağlamaktadır. Çalışmada kullandığımız ses dalgası insan beyninin dış dünyaya odaklı anlarda ve anksiyete durumunda yaydığı tespit edilen, yüksek beta dalgası aralığında bulunan 22 hz’lik bir frekansla başlayıp filmin sağlıklı kısmı olarak ifade ettiğimiz son bölümüne ulaştığında 7.83 hz.lik frekansa inmektedir. Buradaki frekans tonal frekans değil LFO ile ses yüksekliğini kesintiye uğratarak elde edilen vuruş frekansıdır.

7.83 hz. gezegenimizin nabzı olarak bilinen teorisi Winfried Otto Schumann tarafından geliştirilen ve daha sonra ölçülen yerküre ve iyonosfer arasında seyreden Schumann Rezonansinin frekansıdır. Bu frekansın gezegendeki canlılıkla bağlantısı olabileceğine dair fikirler mevcuttur.

Bu frekans yolculuğu, çalışmamızda kendini gezegenin bütününden koparmış ve soyutlamış, tedirgin ve dışa odaklı insan beyninin tekrar gezegenle uyumlu hale gelişini temsil etmektedir.

Filmin görsel-işitsel olarak toplam süresi yine numerolojide özel bir sayı olan ve master healer olarak da isimlendirilen ‘33’ dikkate alınarak 33 sn. uzunluğunda tutulmuştur. 

İşitsel kısım ses terapilerinde de kullanılan bir çeşit can sesiyle baslar ve yine can sesiyle biter. Yaşadığımız süreç ne olursa olsun tek bir algı kırıntısının bile bize tüm resmi fark etmemizi sağlayacak tetiklemeyi gerçekleştirebileceği ihtimalini hatırlatır. Gürültü giderek kaybolurken, uyanışa geçen insanları temsilen insan sesi ortaya çıkar. Tıpkı zaman için geçerli olduğu gibi bu işitsel çalışma için de geçerli olan tersinebilirlik mevcuttur. Dualist bir gerçeklikte bu durumlar birbirlerini takip ederek ve karşıt biçimde var olurlar.

Görsel olarak da renklerini yitirmiş, siyah-beyaz arasında sıkışmış bir dünyayı ve istenilene odaklanması uygun görülen bireylerin zihinsel yapısını anlattık. Karşıtlıklar dinamiğini vurgularken yukarıda teknik olarak bahsettiğimiz matematik düzeni görsel elementlere de uyguladık. Ayrıca filmimizin sonunda !f 2017 tanıtım filmindeki hastane binasının pencerelerine hoş bir gönderme yaparak ‘biz buradayız, bekleriz’ çağrısını desteklemek istedik :)

!f 2017’nin göreve çağırdığı beyaz önlüklü ekip olarak diyoruz ki:

Tahlil sonuçlarınız bir parça endişe verici, ama iyi ki gelmişsiniz. Durum ne olursa olsun su aşamada teşhis etmiş olmamız kayda değer. Size şimdilik birkaç film ve biraz müzik yazıyoruz ve sanatın iyileştirici gücüne inanıyoruz. Yeni bir iyileşme anlayışının bizlerin aracılığıyla filizlenmesi ekip olarak temennimizdir. #ŞifaOlsun

Tolerance Break

+ There are no comments

Add yours