!f ekipten IFF (İstanbul Film Festivali) önerileri

!f ekipten IFF (İstanbul Film Festivali) önerileri


34. İstanbul Film Festivali tüm hızıyla devam ederken bizim gözlerimiz de tüm şehir gibi festival filmlerinde. Birbirimize ‘izlemediysen mutlaka izle!’ listelerimizi yapıp göndereli çok oldu. Sizinle de festivalin bize göre en kaçmayacak filmlerini paylaşmak istedik. Buyrun efenim !f ekipten IFF önerileri:

Serra, !f yönetmen

citizenfourCitizenfourDuydunuz değil mi? Brooklyn’de bi parka birtakım güzel insanlar taklit bronz bir Edward Snowden büstü yerleştirmişler. Gerçek kahramanın kim ve ne olduğuna dair tatlı bir performans diyelim. Yetkililer hemen kaldırmışlar tabii. Yetkililer korkar. Citizenfour’u izleyip dünyanın halinden korkmamak mümkün değil belki, ama kabul edelim diğer yandan da yetkililerin Snowden’lardan korkmaması mümkün değil. Yeni, olası kahramanlara. Yılın en önemli belgesellerinden.

While We’re YoungBaktım, Noah Baumbach benden 5 yaş büyük. Ama artık lafı olmaz, aynı yaşta sayılırız. O yüzden son filminde orta yaşlı bir çiftin artık ‘gençten’ sayılmadıklarını iliklerinde hissetmeleriyle başlayan, daha genç ve daha hip bi çiftle aşık atarak olsun, ayahuasca seremonilerine katılarak olsun, kendilerini yenileme, gençleştirme uğraşlarını görmek, çok komikti. Annem sevmemiş, o ayrı. Eh, o unutmuştur tabii artık bu zamanları..

Mustafa, !f programlama

Lisandro Alonso

Lisandro Alonso

Lisandro Alonso Retrospektifi: Pek güzeller, eski filmler 35mm’den gösteriliyor hem. Hiçbirisi kaçmaz. 

Burgundy Dükü: Peter Strickland korku sinemasına dair birçok şeyi yapıbozumuna uğratıyor. Bir yandan Brakhage’ın kelebekleri kanat çırparken, diğer yandan Emmanuelle’ler araya giriyor; cinsiyet rollerini tersine çevirip istismar filmlerini bambaşka bir tekinsizlikten görmemizi sağlıyor ve tabii bunları yaparken hiç sıkıcı olmuyor. Muhteşem müzikler de cabası.

54: The Director’s Cut: Berlin’de merak edilenlerdi. Yönetmenin yıllar sonra kurgu masasında ne yaptığını görmek için bile ilginç.

The Big Sleep: Bu da 35mm. 

Pelin, !f yardımcı yönetmen

Margarita with a Straw: Laila acaip içten bir kahraman. Sırf onu izlemek için gidilir. Genç bir kadının cinsel arzuları, hayatla ilgili iştahı, cesareti, duygusallığı; filmde her şey çok samimi.

395906Onur, !f general koordinatör


Party Girl
: Geçen
 yıl Cannes’da görmüştüm. O günden beri, ruhlarımız ve yollarımız üzerine düşündüğüm zamanlarda aklıma hep o geldi.  Hayal edemediğimiz kadar ‘yaşlıydı’ ama hiçbir şeye razı olmak zorunda hissetmiyor ve kadim korkulara teslim olmuyordu. Müziği bile yeter.

Zaferhan, !f sosyal

45 Years: 45 senedir evlisin, her şey yolunda, artık ‘beni seviyor mu?’ sorusunun düşüncesi bile komik. Derken adamın 50 sene önceki sevgilisi hortlasın ve birden o çoktan unuttuğun insecurité hissi kalbine saplansın. Nasıl? Şaka gibi. – Kadını izlerken benim kalbim sıkıştı, Charlotte Rampling‘de oynarken tık yok. 45 Years ile Şubat’ta Berlinale’de en iyi aktris ödülünü almıştı. – Bunlar yetmez gibi bir de film, Weekend (!f 2012)‘in yönetmeni Andrew Haigh‘in imzasını taşıyor. Weekend’i hatırlayan !f’çiler 45 Years’a koşun derim.

B-Movie: Lust & Sound in West Berlin: çünkü 980’lerdeki Berlin. 010’lardaki Berlin’den farkı ne olabilir ki? – duvar, müzik ve iphone’u saymazsak. – #izlemeklazım

Zaten geç kaldık o yüzden müthiş programın içinden bizi en çok etkileyenleri paylaşmak istedik. Daha yüzlerce 19 Nisan’a kadar IFF’de görülmeyi bekliyor. Siz de yukarıdakiler veya izlediğiniz diğer filmlerle ilgili yorumlarınızı alta bırakın, konuşalım, paylaşalım.

Sevgili IKSV film festivali ekibine sorunsuz, kaymak gibi bir festival geçirmelerini diliyor, çok çok sevgilerimizi gönderiyoruz.

+ There are no comments

Add yours