bugün. dışarı çıktım.

bugün. dışarı çıktım.


umutsuz zamanlarda hayatın anlamı nedir? 

“eğer durumu değiştiremiyorsak, her zaman son seçenek olarak duruma karşı tavrımızı değiştirme özgürlüğüne sahibiz.”1

yaz ve sonbahar aylarında haberlerin sonuna kadar okuyup her gördüğüm şeye şaşırdım. üzüldüm. utandım. kırıldım. umutsuzluğa kapıldım. uyumaya çalıştım. uyanamadım. anlam kayboldu, durum değişmedi.

kış aylarında bu sefer sadece haber başlıklarını okudum. arkadaşlarıma sadece başlıklarını okuduğum haberlerin linklerini gönderdim; beraber başlıklara şaşırdık. üzüldük. utandık. kırıldık. umutsuzluğa kapıldık. anlam kayboldu, durum değişmedi.

on gün önce mahallemin insanlarının çoğuyla bir okulda buluştum. önce sırayla aynı soruya cevap verdik. sonra birbirimize baktık. tanıştık. sohbet ettik. sorular ve cevaplar çoğaldı. umutlandık. eve gittik. haberleri izledik. birbirimizle paylaştık. şaşırdık. üzüldük. kırıldık. umutsuzluğa kapıldık. anlam kayboldu, durum değişmedi.

duruma karşı tavır değiştirme zamanı geldi.

bugün. dışarı çıktım. sinem sayar’ın ‘fosforlu yaka’sını2 izledim. bir oda içinde bir köşeden diğer köşeye ağır taşları, tuğlaları taşımasını, defalarca, iki saat boyunca taşımasını izledim. odanın içinde taşların tozundan nefes almak zorlaşıyordu, sinem bir köşeden diğer köşeye taşımaya devam etti. taşıdı. tekrar taşıdı. bazen seyredenlerden biri dayanamayıp birkaç taşı alıp taşıdı. yardım etmeyenler de kafalarında o taşları bir o köşeye bir zıt köşeye taşıyordu. bugün hep birlikte taş taşıdık. bugün iki saat boyunca bir odada onlarca kişi taş taşıdık. bugün iki saat boyunca bir anlam vardı. ve o anlamın açtığı, yardığı, iyileştirdiği, ağlattığı başka anlamlar…

durum değişmedi, ama bir anlam var.

bugün. dışarı çıktım. milen nae’nin2 tel şekiller üzerine yünle ördüğü akıl almaz işleri ‘zor saadet aynası’ ve ‘samimi kişilikleştirme süzgeci’ni izledim. biraz da dokundum. ayna ve süzgeç nasıl örülür? örülürken hangi aynalara bakılıp hangi süzgeçlerden geçilmiştir? diye sordum. ben de o aynaya bakmaya, o süzgeçten geçmeye çalıştım. bir anlam vardı. ve o anlamın açtığı, yardığı, iyileştirdiği, ağlattığı başka anlamlar…

durum değişmedi, ama tavrım…

bugün. dışarı çıktım. botero’nun3 resim ve heykellerine baktım. anlamadım. neden kavislerle uğraşmaktan bu kadar hoşlanmış diye düşündüm. baktığım yerden çıktım. karşı binaya girdim. laure provoust’un4 telden yaptığı çöp adamların hepsiyle, ellerinde tuttukları ekranlar sayesinde teker teker tanışıp sohbet ettim. binayı yumuşatmak, biraz kavis vermek için orada olduklarını anlattılar. onlarla tanıştığım için mutlulardı. binayı yumuşatmak için yardımıma ihtiyaçları vardı. botero’yu düşündüm. çizgilerini yumuşaklığını anlamam için onun da yardımıma ihtiyacı olabilir miydi?

durum değişmedi, tavrımı değiştirmeye karar verdim.

umutsuz zamanlarda, acı hayattan nasıl anlam çıkarılır?

bugün. yardım aldım. sanat umut verdi. anlam vardı. kısa süreliğine de olsa.

sanatın etrafında buluşmak, birisinin yaktığı mumdan birlikte aydınlanmak gibi.

yarın, yine dışarı çıkıyorum. süreyi uzatmaya.

1on finding meaning and fulfillment: viktor frankl. serra paylaştı, bu yazıya esin kaynağı oldu. dinlemek için buraya.

2milen nae’nin işleri mamut art project kapsamında 30 nisan pazar gününe kadar küçükçiftlik park’ta, her gün 11:00-20:00 arası açık. sinem sayar’ın performansı bugündü, bitti, ancak 14 performanstan oluşan ‘nasılsın?’ adlı mamut performans programı pazara kadar devam ediyor. program burada.

3botero’nun eserlerinden “günlük yaşamın şiiri – hayattan sahneler” sergisi 25 haziran’a kadar anna laudel contemporary’de.

4laure provoust’un çöp adamları ‘sanat kullanımları: son sergi’ kapsamında abbas akhavan, refik anadol & futurefarmers’ın da katılımıyla 11 haziran’a kadar salt galata’da.

+ There are no comments

Add yours