!f’te Direniş Noktaları (ve Notları) — ‘Herkes Kendi Derdini Anlatmalı’


Dün !f’te Küçük Müdaheleler günüydü. Çok farklı disiplinlerden gelen konuşmacıları birbirine bağlayan ortak tema değişim, direniş ve kişisel olanın kolektif olanla temas noktalarıydı.

IMG_1306 copy‘Herkes Kendi Derdini Anlatmalı’

‘Birisinin bulaşıkları yıkaması gerekiyordu, öyle hissettim.’ — Alman-Türk yönetmen Biene Pilavcı, 12 yaşındayken evde yaşanan şiddetle baş edemeyeceğine karar verip bir çocuk yuvasına yerleştirmiş kendisini. 33 yaşındayken kamerasıyla ailesine geri dönüşü ise Tek Başına Dans filminin konusu. Cesareti ve açık yürekliliğiyle çok konuşulan filmi için Pilavcı:

‘Bu filmi yapmak terapi gibiydi,’ diyor. ‘İlk aşamada yapabilmek, ikinci aşamada başkalarıyla paylaşabilmek’. ‘Filmden sonra artık hiçbirşeyden utanmamayı öğrendim. Zaten bir yudumluk olan hayatta zaman kaybetmemek lazım.’ (Filmin son gösterimi Cumartesi 13.00, kaçırmayın!)

CAMC4988 copy‘Söze getirilemeyecek bir deneyimin görsel anlatımı’

Gezi sürecinde ortaya çıkan, çekilen görüntülerle ortak havuz ve hafıza oluşturmak üzere yola çıkan kolektif VideoOccupy’dan Olgu Demir, ‘Hafıza ve imajlarla nasıl eylem yapabiliriz?’ diye sordu. Gezi’yi ‘İnsanların bir arada ürettiği bir hayat formu’ olarak tanımlayan Demir, 100’e yakın video ürettiklerini, bu videoların herkesin kullanımına açık olduğunu anlattı.

‘Gezi çok fazla söze getirilemeyecek bir deneyimdi, o yüzden video önemli oldu, belki görsel olarak daha iyi anlatılabilir diye. Dilsel değil de görsel anlatımla söylenemeyecek olanı anlatmak…VideoOccupy muhtemelen bütün hayatımız boyunca uğraşacağımız, sonu olmayan bir proje olacak.’

CAMC5029 copy‘Kişinin Kendi Tecrübesinin Adını Kendi Koyması Çok Önemli’

Dünyayı tektipleştirmeye çalışan dev sistem karşısında, en altta, birey olarak nasıl direnilir? Soruyu soran görsel sanatçı Ali Kazma‘ydı. Kazma, işlerinde sık sık yaptığı gibi, bu soruyu da ilgi alanı olan beden üzerinden düşünmeye başlamış.

‘Beden aktarılamaz bir tecrübe – birisinden diğerine tam olarak geçirilebilecek bir tecrübe değil. Kişisel tecrübenin biricikliğini, yaşanılanı beden üzerinden anlamak. Herkes kendi kişisel tecrübesini aktarsa, önemli bir direniş noktası olur diye düşünüyorum.’

‘Dünyayla hala otantik bir ilişki kurmanın mümkün olduğunu düşünüyorum – hatta buna mahkum olduğumuzu…’

‘İnsanların kendi tecrübelerinin adını kendilerinin koymalarının çok önemli olduğunu’ söyleyen Ali Kazma…

CAMC5069 copySözün Şifası

Şair Bejan Matur, kişinin kendi dilini, kendi cümlelerini bulmasının öneminden bahsetti. 18 yaşında cezaevine girdiğini, bir yıl içerde kaldığını anlatırken: ‘İnsanın kendisini neredeyse ölüme yakın, kan akışının yavaşladığı, nabzının düştüğü o travma anında ben şiiri buldum. Ben iyileştirecek tek şey şiirdi.’ dedi. İlk yazdığı şiirleri daha sonra fazla lirik ve duygusal bulduğunu, ‘kendi acımı okurun üzerine sanki boca ediyordum’ diye anlatan Matur, ‘Şiirin dinamiği duygudur, ama bu duygunun sizin elinizde neye dönüştüğü çok önemlidir’ dedi.

Şairi ‘doğaki derin matematiği hisseden’, taşın, toprağın sesini duyup onu kelimelere dökebilen insan olarak tarif eden Matur, ‘Hayat zaten zordur. Travmadır. Hayat karşısında eksiksinizdir’ dedi. ‘Onu tamamlarken de sanatın, müziğin, şiirin iyileştirici etkisi vardır’.

 

 

+ There are no comments

Add yours