Filmleriniz Abu Dhabi Film Fest’ine


Başına Peter Scarlett geçtiğinden beri yıldızı yükselmekte olan Abu Dhabi Film Festivaline basvuru tarihi 15 Temmuz’a ertelenmiş. Festivalin 2010 tarihleri 14-23 Ekim.

Pelin Esmer geçen sene festivalde ilk uzun metraj filmi 11’e 10 Kala ile En İyi Ortadoğu Yeni Yönetmen ödülünü kazanmıştı.

Katılım koşulları için:

http://entries.abudhabifilmfestival.ae:8000/en/filmentry2.aspx

Festival için:

www.abudhabifilmfestival.ae

Categories

4 Comments

Add yours
  1. Değer İskender

    Hiç bir başlığınıza bakmadan bile (on kadar bu sayfadaki başlıkların belki birer yada en fazla ikişer kelimesine bakabilmişimdir)
    bugün bir çocuk kadar şunları yazılabilir size; güzel bir taklit; türk burjuvazisi olarak; türk işçisinin köylüsünün hatta tüm üçüncü dünya ülkelerinin halklarının taklitleri karşılaşmak; böylece ne gerçekleşmiş oluyor;
    .
    Siz ikiyle çarpılsanız; herhalde aralarınızda çiftçi, Tüsiad üyesi, profesör, general ve diplomat çocuğu olanlar oldukça var.
    Hanginiz Latin Amerikada ders verdiniz, gezdiniz, çiftliklerinde bulundunuz, ticaret yaptınız?
    Ayrıca yok Çinliyle zenci arasında hiç fark yokmuş; yok irlanda ile izlanda arasında hiç fark yokmuş! Sizin için sağ eliniz ile sol eliniz arasında hiç fark yokmuş! Ben çocukken sağ kolumu sardırmıştım. Hah tam Nihat Kahvecinin anası beni hatırlıyor, oyun kurucu olarak çok golcüyümdür çoğunu da sol ayakla atmıştım. Tabiiki cinlerce beyin tutulmalarına rağmen.
    (Not; bu sonradan ektir; sizleri az çok tahmin ediyordum, ama sanırım ezel akayla enis berberoğlunu sürekli karıştırıyorum; yani sizlere göre mussoliniye benzerliklerinden dolayı, günümüzde italyaya gitsek alırız, ne kadar ufuk varsa gene; ablasına söyleyin, kurban bayramında; dur bir dakika bayramda hepinizi kestirsem daha iyi mi olur acaba?; zaten iskender pala da niye sonradan katılmaya çağrılıp gelmiş olsun ki; annesinin yemekleri yemek için istanbula gelmiş olamaz)
    .
    Siz Mustafa Kemal’in (bence o şahsın soyadı ben olsaydım Selanikli olarak değiştirirdim) fotoğraf albümlerinin en iyisini hiç incelediniz mi?
    Siz reklam filmlerinizi çekmeye başladıktan belli bir süre sonra kör zenci topal kızlar, televizyon stüdyolarında adeta yönetmenlikler kapmadı mı?
    Topa sol ayaklarla vurup Türkiye’de (köyde bile telefonla) ingilizce konuşmak, yada sahte travesti kılığına girmek solculuktur.
    Doğuluların terk ettiği ölçü birimlerini ve taşrada otomobil kullanan ingilizler solcu mu? Ancak sizin solcu olabilmeniz için sağlık, savunma probleminizin olmaması gerekiyor. o kadar da çirkin tiraj, rating, oyculuk hesapları ile işçici, köylücü olarak dünyanın her yerini sahne olarak belleyip herkesi aktör ve star etmeyin.
    Hiç düşündünüz mü, Türkiyeye niçin zenci girmiyor? Her yapılan yemek veya bok eser midir? Tarihteki evrimler ile seçki, seçim, elemeler, karşılaşmalar nedir? İnsanlar sizin deneme yanılma tahtanız mı?
    Asgariyeten grup başkanlıklarına mahsus kamera, uydu, nükleer reaktör, kompüter, video gibi toplumsal ve güçlü özellikli üretim araçlarını herkese mal edip pireyle develeri eşlemeyin.
    Ama bilinçli burjuvazinin bir kesimi sizden de önce davranarak Wimbldon finallerinde hep iki zenci kız kardeşten (entelektüellerce ilkel komünal feminist toplum örnekleri) sonra artık en kısa boylu Çinli kızları piyasaya sürmedi mi?
    Sizlerden sonra reklamcılık ve dolayısıyla birçok seçkin özel ve güzel meslek halk el sanatlarına dönüşmedi mi? Şimdi binlerce pilottan birisi neden kafası bana bozulup da hidrojen bombasını özürlü Türk karikatürcüsünün çizdiği gibi dünyanın tepesine atıp parçalayıp gitmesin.
    Zaten Türkiyede neden hep kuşlar can çekişiyor, karadenizde sadece bence bir hamsi var yada içinizde kaç kişi katırı, domuzu, hatta hindiyi iyice defalarca yakından hatırlayan hani var mı? Ankaradaki hayvanat bahçesi sizlerin yüzünden kapatılabilir mi? Webster giller acaba sizleri yönetebilir mi?
    Yani sizlere göre hayvanlara karşı daha haklarınız var; canlılar sadece insanlardan oluşsa zaten siz insan etini daha güzel yersiniz, yakışır; daha da layık ve laik bir görünüm arz edersiniz.
    Peki şimdi sizlere bir sorum var ; Suudi Arabistan yarım adasını hepiniz benden de iyi biliyorsunuz; acaba orası yeşil cennete erbakancılarca çevrilerek allahın gözünün içine girilebilir mi? Hani sizlerin türk müslüman eşitçiliğne denk düşen bazı fikirleriniz Atatürk büstü aracılığıyla orta afrikaya giderek onları sevince boğup önce Nijer ile Nijeryayı (benim için Nigar gillerdir) sonra Darfur’u oluşturdu ya (artan nüfus tam Türkiye nüfusuna denk olarak sayılmış) Diyelim ki ben size bazen hayvanların bazıları kadar değer vermiyorum. Demek sizler de Özal gibi düşünüyorsunuz, Darfur’un altında Sahra çölünün altında bütün su var. Mademki hepiniz benden de çok girişimcisiniz, sizlere soy isimler olarak hayvan türlerinin isimlerini verelim. Siz davanıza devam edecek misiniz?
    E mademki aramızda davamız da varmış, ben de sonuçta kendi evimin bodrumuna herbiri en fazla üç dört hidrojen bombası edebilen Avrupa kıtasının nitrojen bombalarını çekmiş bulunan bir karikatürcüyüm, neden sizleri de üç boyutlu karikatür sanatı örnekleri haline getirtip sergilemeyeyim.
    Mühendislerin arkadaşları gibi görünüyorsunuz bari birisi bildiğiniz bir adresi sorduğunda doğru tarif edin veya cümleyi en azndan cümlecikleri yavaş yavaş düşünerek doğru kurabilin.
    Sizin gibi adamlar, evini veya karısını, çocuklarını şaşırdıktan sonra insanlar sizlere niçin anahtarlık ve özel mülkiyet hakkınızı geri versin? Bence siz herşeyi karıştırıyorsunuz, belki de iyice algılayamadığınız için, tanımlayıp derleyip terimlemekten acizsiniz ve bu nedenle kötü anlamdaki arabesk topluma atılabilirsiniz.
    Ben şimdi, Rusyada olsak bir ayıyı, Afrikada olsak bir maymunu sizin müdüriyet masanıza müdür olarak resmiyeten fotoğrafını noter huzurunda zorla çektirip atasam ne değişir?
    Ajansınızın Atatürk hayatı ansiklopedisine bakmadım, allah akıl fikir versin. Ajansınızın reklamcılıkla ilgili ne kadar kitabı da varsa inceledim, zararlı bulduğum için akbank yayınları gibi hepsini komple çöpe atmıştım. Rubikon yazarı da ben kitabını okurken gece rüyalarımda konuşarak yatta beni bekliyordu.
    Körle yatan şaşı kalkar, sizler nasıl oluyorda hepiniz sağsınız. Sizlerin hepinizin yaralı olması gerek. Eğer durum açıkladığım gibiyse çevrenizde ve dünya genelinde dahi çok büyük gizli kayıpların ve hasarlarla yaraların saklanmakta olduğu mutlak değer gibi kesin olmalıdır.
    Siz İstanbulun film ajansıymışsınız. Bir filin resmiyeten toplam fiiliyatı orada nedir? Sizler ajanmışsınız; en son ‘secret service; gizli ajans’ adlı tele filmleri sizlere karşı ben tükendiğimde bir tür intihar veya iflas hali olarak, demekki saldırıyorsunuz, yapım realizasyon kararımı vermiştim. Artık İslambol güzel mi? Boğazınızda hiç boğa gördünüz mü? Turkuvaz istanbulini hemen hayal edebildiniz mi? Ben Galata kulesini ve Dolmabahçe sarayını kaldırsam ne olursunuz? Sizleri Türkiye güzellik yarışmaları organizatörünüz, şimdi artık edep hocası mediha hanım da oldu, tam Deniz Ergenekon gillere ve beterlerine havale ediyorum.
    Ayrıca sizlerin herşeyiniz tamamen kopya, sahte, taklit imiş; bunlar sizlerin yaptığınız işlerin her türlü kitabına aykırı ve zıt şeyler. çevre de çok pislik, hiç sanayi devrimine gerek yokmuş, başım da çok cinli ve kızıyorum ha. Sizleri artık birilerinin cezalandırarak değerlendirmesi gerekli.
    Dünyayı siz değiştirmeyin yoksa artık sözlüklerdeki, ansiklopedilerdeki bilgilerin dışına çıkılmak üzere.
    .
    Değer İskender
    Renkli Türk Televizyonları Öncesi Reklam Filmciliğinin Adeta Yeniden Kurucusu.
    Uluslararası proje mühendisi bağımsız bilim adamı, eleştirmen, karikatürcü, otorite.

  2. Değer İskender

    Sayın İ. F. Ajansı;
    Haydi bakalım çocuklar artık bu kadar yorum dünyanın her yerinde her şekilde yayınlanmalı ki insanlık devam etsin ve yörüngesinden hatta kendi ekseni etrafındaki açısını değiştirmeden dönebilsin. Kendinizi özeleştirinizi sadece eski türk atasözleri ile vurgulayıp bağlayarak yapın ki bu reklamcılık işini kapatın. Keskin sirke küpüne zarar verir, sizlerin tüketirken tükenmeniz gerekir. Zaten bilgisayara göre açık öğretimlerdeki diğer öğrencilerin başarılarına her yıl sınıfta kalarak belgelenip atılmış olarak sayılan belediye başkanları, başbakanlar, cumhurbaşkanları, valiler, rektörler sizlerin döneminize göre yapılmış. Haydi bakalım.
    Sizlerden sonra Türkiye Asya ve Afrika ülkesi olarak sayılmadı ve BM.den çıkartıldı. Türklerle ilişkilere girenler cezalandırıldı. Dünyamız ise gene de maalesef kurtarılamadı.
    Değer İskender

  3. Değer İskender

    Haydi kendisinin dünyaya geldiğinin haberini veren, çoğalarak gelecek vaad eden, saf, harika, çocuklar, gene geç kalan, güzel, genel gençler; sizlerin bütün hepinizi topluca gene tekrar yeniden çeşitli, değişik, farklı, uydu antenli televizyon kanalları ekranlarında masum, kimsesiz ve sakat sokak köpekleri için manken defilesi derneği üyesi konuşmacısını dinleyen lumpen proleter, aprentisaj, afrodizyaklar olarak ilan ediyorum artık.
    Bütün dünya genelinde aktif olarak etkiyen harika çocukluğun bu kadar yaratıcılığı çok fazla; her evde zenciler ve teorik olarak çinliler için kızlar hatta analar ayrılmış. herkese çok daha değişik sürprizler ve şoklar hazırlamışsınız. Daima herşeyi değiştiriyormuşsunuz. İşçilere, köylülere pahalı içkiler, pastalar, mücevherler hediye ediyormuşsunuz. Zenci körleri, cahil sakatları program mühendisleri ve hiç top oynamamış bücür kadınları teknik direktörler haline getiriyormuşsunuz. Çocuklarınız evlerinize önce arkadaş olarak çağdaş ve modern eşcinseller, falcılar, masajcılar, kaynak mühendisleri, bazı uzmanlar getiriyormuş. Herkesin birbirine tam ters, zıt, karşıt da olsa, her fikrine kardeşmişcesine değer veriyormuşsunuz. Sizlere göre tarihin kötü olduğuna ve çiçeklerin kötülük çiçekleri olduğuna dair bilimsel ispatlar mevcutmuş.
    Lan hiç televizyonun reklamı yapılır mı? Hiç mi farklı bir otomobil görmedin, kör müsün, reklamı yapılır mı? Lan sakızın, gofretin, şekerin, recep kaymaklının da mı reklamı yapılır? Mobilya da öyle çek-yatlar, çek-aplar da öyledir zaten. Lan televizyon türk icadı mı?
    Arkalarınızda hep talimlerden, savaştan korkarak ayların başında maaşlarını alarak tüketim toplumunu oluşturan subaylar ve daima oturdukları yerlerden hep paralarını kazanan banketlerdeki, parklardaki banklarda oturan bankacı zengin gruplar varmış. Ayrıca gözünüz kör mü, artık her türk reklamcısı imroz adasının karşısında oturmalıdır ve böylece asyalı olduğunu daima hatırlamalıdır. Bana göre de Nesteren’in şimdiye kadar sizi hepinizi kesip doğraması lazım.
    Zaten sizlerin dalya gibi İtalya dediğiniz kızlarınız aşka aşık mı olmuş, bence açlıktan ölmüş. Benden zaten sizler birşey alabilir misiniz? Tarihteki mete ile oğuzun öz kardaşı olsa Atillaya bile (binalara bakıyormuş) ‘Alın taş taşıyın’ demişimdir. Kim ne zaman kardaşyanlarları dövmüş! Evet olabilir birgün sanki istemişim gibi ‘bu olur mu’ diyerek bana getirdikleri, ingilizce konuşma taklitçisi, türk ordusuna sadece ‘bir’ veririm demişimdir ama etmezmiş, sıfırın altında altı veren dünyada yokmuş. İnsanlar yeni bir şeyler yapacaklar iken birşeyler tutarlar, adaklar adarlar. Sizler hiç korkmuyorsunuz, çok ilginç, neden? Öldüren cazibe bile vız dahi geliyor? Yani belki niye benim gibi bazı kimlikleri iyi bilinmeyen kişisel şahıslar, sizlerle tarihi ölümsüzlük kayıtsız, gayet amatör ruhlu, üç boyutlu, espritüel, bir happenning denemesine girişmeyi düşünmek istemesin?
    Değer İskender

+ Leave a Comment