Festivalde Onuncu Gün!

Festivalde Onuncu Gün!


İstanbul’da festivalin bitmesine son bir!

“Tehlikeli olmayan bir an yok.”

Savaşın gölgesinde yaşamaya dair, Simon Lereng Wilmont’un Doğu Ukrayna’da bir köyde yaşayan 10 yaşındaki bir çocukla büyükannesini bir yıl boyunca izlediği, IDFA ödüllü ve Aşk ve Başka Bi’ Dünya Uluslararası Yarışması’nda yarışan “Distant Barking of Dogs / Uzakta Havlayan Köpekler” bugün gösterildi. Gösterim sonrasında izleyicilerle sohbet eden Wilmont karakterlerin güvenini kazanabilmenin zaman aldığını anlattı: “Film süresince tehlikeli olmayan bir an yok, çekimler bu anlamda zordu. Bu filmi yapmak beni değiştirdi, ama nasıl değiştirdiğini kelimelerle anlatamam.

Uzakta Havlayan Köpekler’i kaçıranlar 25 Şubat Pazar günü saat 16:00’da Cinemaximum Kanyon’da (bilet al!); 1 Mart Perşembe günü saat 15:00’de Ankara Cinemaximum Armada’da izleyebilirler. (bilet al!)

33 şehir, 50 nokta bugün aynı anda !f’teydi!

!f İstanbul’un dünyada ilk olma özelliğini taşıyan !f² projesi, bu yıl da beş festival filmini Türkiye ve komşu coğrafyalarda 50ye yakın noktaya taşıyor. Bu yılki teması ‘Kadınlar Var, Hayat Var!’ olan !f²’nin açılışını Sadaf Foroughi’nin “Ava” ve Zeynep Köprülü’nün “Dans Eden Kızlar” filmleri yaptı. Bir sonraki seansta Nejla Demirci’nin “Yüzleşme” filmi de gösterildi.

Her gösterimin ardından filmin ekibi tüm şehirlerdeki izleyicilerin takipiyle sohbet etti.

“Ava hayatında ne istediğini biliyor.”

İran’da bir genç kızın büyüme hikayesi olan Ava’nın iki genç başrol oyuncusu gösterime katıldı. Ava’nın çok evrensel bir hikâye olduğunu ve kendi ailesinin de sanat okumasına izin vermediğini anlatan Mahour Jabbari kendisini anlattı: “17 yaşındayım ve öğrenciyim. Tiyatro okuyorum. Bu film için yönetmenin oyuncu aradığını duydum ve denedim, bu şekilde girdim. Ava hayatında ne istediğini biliyor ve bence bu herkes için çok önemli bir şey. Onun için savaşıyor.” İlk profesyonel sinema deneyimi olan Shayesteh Sajjadi şöyle dedi: “Bir sene oldu bu filmin çekimleri biteli. Ama zannediyorum ki her zaman 17 yaşındaki bir kızın bakış açısından bu filme bakmaya devam edeceğim. Ne kadar zaman geçse de o kızın yaşadıklarını tecrübe ettiğim için ben de oradan bakmaya devam edeceğim. Bu filmi izlemek isteyen herkes 17 yaşındaki bir kız gibi izlemeli.

Ava, 1 Mart Perşembe günü saat 15:30’da İzmir Cinemaximum Konak Pier’de (bilet al!); 4 Mart Pazar günü saat 15:00’de Ankara Cinemaximum Armada’da izlenebilir! (bilet al!)

“Kendi mememden yola çıkarak bu hikâyeye başladım.”

Yüzleşme ekibiyle !f² kapsamında tekrar buluşma şansımız oldu. “Kendi mememden yola çıkarak bu hikâyeye başladım.” diyen Nejla Demirci ekledi: “Benim içinde bir yüzleşme durumu oldu. Biz Ebru’nun tedavisini takip ettik. Diğer arkadaşlarım atlatmışlardı bu yüzden hepimiz için bir yüzleşme oldu. Hepimiz hala birbirimizle görüşüyoruz.

Yüzleşme, 1 Mart Perşembe günü saat 17:00’de Ankara Cinemaximum Armada’da (bilet al!); 2 Mart Cuma günü saat 13:00’de İzmir Cinemaximum Konak Pier’de gösterilecek! (bilet al!)

“!f’in dediği gibi hayat var!”

!f Yeni İzleyici Ödülü için yarışan, Mehmet Salih Demir’in yönettiği, Diyarbakır merkezli bağımsız sinema ekolünün son örneği “Cano” filmi bugün de ekibin katılımıyla gerçekleşti. Filmin başrol oyuncusu Lütfü İrdem festivalde olmaktan çok mutlu olduklarını dile getirdi: “Süreç olarak kötü günler geçiriyoruz ama üretmeye devam etmek istiyoruz. !f’in dediği gibi hayat var ve bir hayat devam ettikçe devam edeceğiz. !f’e teşekkür ediyoruz.

Cano, 1 Mart Perşembe günü saat 13:00’de İzmir Cinemaximum Konak Pier’de (bilet al!); 2 Mart Cuma günü saat 17:30’da Ankara Cinemaximum Armada’da gösterilecek! (bilet al!)

Schauder, Shahin’le tanışma hikayesini anlattı!

Yılın belgesellerinin yarıştığı Aşk ve Başka Bi’ Dünya Uluslararası Yarışması filmlerinden Till Schauder’ın İranlı muhalif rap-punk-rock müzisyen Shahin Najafi’nin yaşadıklarını anlattığı “When God Sleeps / Tanrı Uyuduğunda” bugün yönetmenin katılımıyla gösterildi. Hayatına birçok değerli İranlının girdiği söyleyen Schauder, Shahin’le tanışma hikayesini anlattı: “Onun daha önceden kolay bir insan olmadığını herkes biliyordu. Etrafında dolaşmaya başladım. Daha önceden insanlarla belgeselini çekmeye çalışmışlardı ama bir şekilde olmamıştı, anlaşamamışlardı. Onun etrafında yavaş yavaş dolaşırken onun benim film çekmemi istemesini sağladım. İranlı değil ama İran’ı bilen birisiyle yapmak istiyordu ve oldu.

Ara Güler ve Yeşim Ustaoğlu !f’te!

Ara Güler’in 1975’te çektiği ve I. Dünya Savaşı’nda çürümeye mahkûm edilen Yavuz Zırhlısı’nın 12 yıl boyunca süren sökülme hikâyesinin anlattığı “Kahramanın Sonu” bugün gösterildi. Sonrasında Ara Güler ve Yeşim Ustaoğlu’nun renkli ve neşeli sohbetini dinledik. Güler filmi büyük ekranda görmekten büyük heyecan duyduğunu söyledi: ‘‘Kahramanın Sonu’nu çekmeye 1970lerde başladım. Picasso’yla röportaj yaptığım zamanlara denk geliyor. Bu gemi 12 senede söküldü ve 12 sene boyunca çektiğim tüm o filmleri sakladım, numaralandırdım. Montajın ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama o da çok uzun süre sürdü.

+ There are no comments

Add yours