!f Gaste yazdı: Sundance filmleri


!f Gaste # 3
Yazan: Dilay Yalçın

Dönüş Treni

“Seeing “The Breakfast Club” at thirteen or fourteen was the first time I can remember realizing that movies could be something other than escape or entertainment; they could serve as a mirror, a way to work yourself out.” Braden King, Here

İstanbul’dan Alaska’ya uzun bir tren yolculuğu

Bazı filmlere neden aşık oluruz? Neden bazı filmlere aşık oluyorum? Neden çok toz tutmalarına ve çok yer kaplamalarına rağmen, bir türlü onları raflardan indiremiyorum? Birçok sebebi var bunun; biri de o filmlerin beni bir tren yolculuğuna çıkarmaları; bazen iki taraf da bunun seçilebilecek en uzun yol olduğunu bilse bile.

İtiraf edeyim, Film Forward filmlerini 13.3 inch’lik bir bilgisayar monitöründen izlemek zorunda kaldım. Ama bütün dikkatimi o küçücük monitörde topladılar, çünkü trenin camından manzara muhteşemdi.

Mecazı bırakacak olursak; bu söylediklerim filmlerdeki bütün karakterlerin güllük gülistanlık yaşadıkları anlamına gelmiyor. Yeni Zelanda filmi ‘Boy’un ana karakteri 11 yaşındaki Boy’un babası benimkinin aynısıydı; senelerce süper kahraman sandığım ama en nihayetinde benim kadar insan çıkan. ‘Babil’in Oğlu’nun Ahmet’i, aynı benimki gibi anadilin, toplu mezarların ve kayıp yakınların gündemden düşmediği bir ülkede, Irak’ta –gereğinden erken- büyüyordu. ‘Udaan’da son derece ‘tipik’ bir aileden, hiç tipik olmayan ancak çok daha bağlı bir ailenin yeşerişine ve kafamdaki sorunlu aile tanımına çözüm önerişine tanık oldum. ‘Amrika’da ise gittikleri her yerde kendilerini dışlanmış hisseden bir anne oğulu gördüm; tıpkı bu ülkenin yazılı olan ve olmayan kurallarının arkasındaki mantığa kafası basmayanların hissettiği gibi.

İnsan sokaklara kırmızı halı sermeyen, ‘uluslararası’ festival düzenleyip tamamı Hollywood stüdyolarında çekilmiş filmler göstermeyen festivalleri neden sevdiğini, böyle filmlerle hatırlıyor. Burası herkesin güzel ve mutlu olmak zorunda olmadığı, herkesin, hikayenin sonunda işin kuralına uymayı tercih etmediği bir yer.

Film Forward Bölümü İstanbul’a Sundance Institue tarafından belirlenmiş altı film getiriyor. Amaç “sinema üzerinden izleyicilerde merak uyandırmak ve ortak değerlerimize dair bir bilince ilham verebilmek.” Aynı zamanda gösterimler boyunca yönetmenlerinin de katıldığı özel dersler, sohbetler, paneller ve soru-cevap seansları da düzenlenecek. Bölümdeki üç film ise bu yılın Sundance Film Festivali’nden taze taze geliyor.

Film Forward’la Alaska’ya giden bir trene atlayabilir, zaman makinesine binip Siyah İktidar’ın temellerinin atıldığı 1967 yılına gidebilir, Afganistan’ın Popstar Alaturkası’nın final bölümünü izleyebilirsiniz.

gaste tam sayfa; read in english

+ There are no comments

Add yours