!f gaste yazdı: Keş!f Yapanlar


!f Gaste #8

winter

‘George Orwell, 60 yıl önce 1984’ü yazdığında, Büyük Abi’yi korkunç bir fikir olarak kurguladı. Şimdi oradayız, üstelik katılımcıyız.’

Farklı ülkelerde yaşayan, farklı düşünen insanların bir yıl içinde ürettikleri işleri bir iki tema etrafında toparlamanın hep biraz zorlama olduğunu düşündüm. Ama bu kez yanılmış olabilirim.

Bir defa, küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Sonra, ekonomik ve ekolojik problemler o kadar kocaman ve kapsayıcı ki, insanların en umarsızı ya da en ultra prestijli kredi kartı sahibi olanı bile bunlardan muhaf değil. Üstelik, bireysellik denen şey, çoğu kez renkli bir kalabalıkta yalnızlık anlamına gelebiliyor. Ve tabi ki Facebook. Keş!f’in çiçeği burnunda yönetmenlerinin yaptıkları işlere bakınca, beraber geçtiğimiz bu dönemin ortak temalar yarattığını görüyoruz. Bazıları işin acıtan kısmından yola çıkıyor– Beyaz Şimşek bunun uç noktası. Bazıları ısrarla aşka tutunuyor – Koca Adam en sıkı sarılanı. Pek çoğu umut aşılıyor.

İsviçre’nin karlı dağlarında dört kızıyla birlikte yaşayan kadının Kış Sessizliği bile, bizim kalabalıklardaki gürültülü yaşamımızın anti tezi değil. İkisi de yalnız. O, bir Çinli ve Tarımsal Ütopya küresel dünyada varolabilmeyi araştırırken, 40, kayıp ruhların El Yordamıyla bulunamadığını anlatıyor. Yani Burada herşey mevcut: Aşk, acı, melankoli, huzur.

Metropia konusunda, gösterimin ardından soruları yanıtlayan yönetmeni Tarık Saleh’e başvurabilirim: George Orwell 60 yıl önce 1984’ü yazdığında, Büyük Abi’yi korkunç bir fikir olarak kurguladı. Şimdi oradayız, üstelik katılımcıyız. Elbette Facebook’tan bahsediyor. Sanırım festival boyunca, Facebook ya da internete gönderme yapmayan bir yönetmen, senarist ya da yapımcıyla konuşmadım. Ama daha şaşırtıcı olan, bu Facebook olgusunun, geriye dönüp bize neler ettiğini değerlendirebilecek kadar uzun süre hayatımızda olmuş olması. Kimse, dönüşü olmayan bir yola girdiğimizden şüphe etmiyor. Tren çoktan kalkmış ve giderek hızlanıyor. Mesaj; atlamaya da kalkmayın, umutsuzluğa da kapılmayın. Saleh’e gore “en kötü durumlardan kendimizi tekrar yaratmak gibi müthiş bir yeteneğimiz var.” Yeter ki  “iyimser olalım.”

gaste tam sayfa; read in english

+ There are no comments

Add yours