!f Gaste konuştu: Zoru seven romantik bir teksaslı, Geoff Marslett


!f Gaste # 8
Fitaş I / 15.30

‘I always have this view of romance’s being exploration. What would be a better first date than a trip to Mars? I took that exploration’

‘Müthiş bir yaratıcı enerjiye ama çok az kaynağa’ sahip Austin’den çıkan bağımsız bir animasyon yazarı, yönetmeni, yapımcısı ve müzisyen Marslett. Uzayda bir aşk hikayesini anlatan ilk uzun metrajlı filmi Mars, tüm dünya festivallerini dolaştı. Şimdi İstanbul’da. Gösterimine ve bir animasyon atölyesine katılacak yönetmeni ile birlikte. Onu dinlerken animasyon dünyanın en zor şeyi olmalı diye düşündüm: Sabır, yaratıcılık, bilimsel bir kafa, yetenek, para. Herşey istiyor!

Teknik olarak bakınca Mars bir bilim kurgu mu?

Bence bir romatik komedi. Sadece uzayda geçiyor. Bilim kısmını sağlam tutmak için çok çalıştım. Ama çoğunlukla astronotların, robotların ve hatta gezegenlerin aşık olmasıyla ilgili.

Neden uzay?

Aşkın hep bir keşif olduğunu düşündüm. Sen oraya gidince, onu değiştirirsin, o da seni değiştirir. Hiç bir şey ilk başta olacağını düşündüğün gibi değildir. Keşif, pek çok açıdan böyle. Bu anlamda Mars’ta bir ilk randevudan daha iyisi olabilir mi?

Uzun metrajlı animasyon yapmak nasıl farklıydı?

Bence o uzunluk, ebattan öte, bunu yapmak için seneler harcayacağınız, bırakmayacağınız ve bu süre zarfında hikayeyi ve ekibi bir arada tutmak için elinizden geleni yapacağınız anlamına geliyor.

Seneler derken?

Üç yıl harcadım Mars için. Animasyon nedeniyle. İnsanlar öğüt istediklerinde ilk söyleyeceğim şey muhtemelen, bağımsız bütçeyle uzun metrajlı animasyon yapmayın olur. Süper zor bir şey. Bu üç yıl sürdü çünkü çektikten ve kurguladıktan sonra, 2.5 yıl boyunca beş kişi, günde 24 saat animasyon yaptık.

Studyoyla çalışmayı tercih mi ederdiniz?

Stüdyo muhtelemen, benim yazacağım ve animasyonu benim gerçekleştireceğim ama bir başkasının yöneteceği anlamına gelirdi. Çünkü daha deneyimli birini getirirlerdi. Yani o yoldan gitmek iki ucu keskin bir bıçak ama daha kazançlı. Bir tercih meselesi oluyor hakiakten. Bu şekilde Mars’ı izlemek, benimle bir buçuk saat takılmak demek. Stüdyoda çekilse öyle olmazdı.

Aynı zamanda bir müzik grubunda çalıyorsunuz değil mi?

Evet. The Karate Kid. Tamamen saçma ama çok eğlenceli!

gaste tam sayfa; read in english

1 comment

Add yours
  1. Zeynep Erdim

    hayatımda gördüğüm en tatlı uzay filmiydi, uzay da değil romantik komediydi, teksaslı abd başkanı ve saftorik ama bilge karısı da şahaneydi, lombak’tan fırlamış uzaylılar über komikti :)) bayıldım!!!

+ Leave a Comment