!f gaste konuştu: Bingöl Elmas’ın Pippa’ya mektubu


!f gaste #3
13 Şubat 17.30/Fitaş

elmasBingöl Elmas üzerine siyah bir gelinlik geçirip, Pippa Bacca’nın Gebze’de sonlanan barış yolculuğunu tamamladı. Halep sınırına kadar otostopla gidip, omuz kamerasıyla memleketin erkek manzarasını çıkarttı.

‘Bu insan tecavüzcü mü doğdu?’
.

.

Pippa’ya Mektubum‘da Bacca’ya neden tecavüz edilip öldürüldüğünün cevabı var mı? Ben bu filmle bir toplumla ya da bir yerle ilgili net cümleler kurmak istemedim. Bu benim o günlerde yaşadığım bir tanıklıktı. Bir başka yolculukta başka şeyler yaşanabilirdi. Ama elbette yolda gördüklerinizden bir takım okumalar yapabiliyorsunuz. Kadın olmakla ilgili dinsel, toplumsal, ekonomik nedenlerden kaynaklı bir takım problemli altyapılar olduğunu gözlemliyorsunuz. Bunlardan bahsetmek istedik. Herkes kendi süzgecinden geçirecek ve görmek istediğini görecek.

Memleketin erkek manzarasında şiddet varmış gibi geldi bana. Kadına bakış ile ilgili ortak bir sakatlık var. Her yaştan erkeklerin iletişim kurarken ilk yaklaşımında ortak bir tutum var. Kadın eksik etek, yalnız başına böyle şeylere girişiyorsa aranıyordur. Evinde olmalıdır. Bu tür bir deney maceradır, kuyruk sallamadır. Kadının evinden uzaklaştığı andan itibaren başına böyle şeyler gelmesi normaldir. Cinsiyetçi bir bakış ve ayrım var.

Gerçek bir tehlike hissettiniz mi? Korktunuz mu? Korku evet. Özellikle büyük şehirlere yakın yerlerde. Çünkü yolda bir racon var. Cinselliğin bu kadar bastırıldığı, erkekliğin bu kadar yüceltildiği bir toplumda bir takım denemelerin olmaması olanaksız. Özellikle Gebze civarında otostopa devam konusunda sıkıntı yaşadım. Herkes korkumuyor musun diye soruyordu. Bunu o kadar çok duyuyorsun ki, korku üstüne siniyor. Acaba ben mi hafife mi alıyorum, korkmam mı gerekiyor. Bir taraftan benim filmim korkuyla ilgili bir düşünme hali. Ama her taraftan o sesi duymaya başladığınızda, reddetsenizde üstünüze siniyor. Kırsal alana doğru gidildikçe azaldı. Çünkü, taşrada daha doğrudan ilteişim kuruyorsunuz. Taşranında kendi kötülüğü var ama en azından bu kadar sistematik değil.

Tecavüzcüyü haklı çıkarmak ama penisinin kesilmesini önermek… Nasıl bir psikolojidir? Toplum olarak çok kaotik hallerimiz var. En çok nefret edip öldürmeye çalıştığımız şeylerle ilişkilerimiz vardır. Kendimizin de bir yanı öyle birşeydir. Ya da biz de kısasa kısas cezalandırma anlayışı var. Nedenleriyle ilgilenmek değil, sonuçları ortadan kaldırmak. Dönüştürmek değil, öcünü almak. O da aklınca penisini keserek çözüm ürettiğini düşünüyor ama kendine şu soruyu sormuyor: Bu insan tecavüzcü mü doğdu?

!f gaste tamsayfa; read in english

+ There are no comments

Add yours