!f gaste konuştu: Ondi Timoner-Her Şeyimiz Meydanda


Ondi Timoner ile söyleşi- Her Şeyimiz Meydanda
11 Şubat 22.00 Fitaş

ondi

“Bağlandığımızda kopuyoruz”

“Dünyanın en ünsüz ve en büyük internet öncüsü” Josh Harris hakkında bir belgesel yaptı ve Sundance’da Büyük Jüri Ödülü kazandı. Üstelik Dig’den sonra bu ödülü ikinci defa kucaklayarak tarihte bir ilke de imza attı.

.

.

Sizce Harris 1990 New York’unun And Warhol’u mu, asosyal bir bilgisayar kurdu mu?

O kendisini kesinlikle sanatçı gibi hissediyor. Sanatının internet sanatı olduğunu söylüyor. Bilgisayar kurdu olduğu da pek söylenemez. Programlamadan bile çok anlamıyor. Bence de daha çok bir sanatçı. Bu dönemi tarihe yazmayı kafasına koymuştu.

Biz Sığınağız, Josh da Facebook dediniz. Yani, paylaşmak istediklerimiz konusunda hiç söz hakkımızın olmadığı o gözetim sistemi ile Facebook arasında hiç fark yok mu?

Kendimizi kendi filmimizin yıldızı yapıyoruz. Bu gerçek değil. Bu, insanların görmesini istediğin gerçek. Giderek daha çok tıklıyorsun. Karşılık almazsan, yeterince ilginç olmadığını düşünüyorsun, sayfana daha fazlasını koyarak kendini daha ilginç kılmaya çalışıyorsun. Herkes Internetin ne kadar müthiş birşey olduğunu biliyor. Internet olmasa ben bu filmi yayamazdım. Bence herkes bunu görüyor ama bağlandıklarını düşündükleri zaman aslında bir bağı da kopardıklarının, bir şeyi kaybettiklerinin farkında değiller. Ekranın önündeyken, aslında bir insanla iletişim içinde değilsin. Bir iddiaya göre, gelecek nesiller yüz ifadelerini iyi okuyamayacaklar ve ne zaman gerekse google’ladıkları için bilgileri hatırlayamayacaklar. Bu bir evrim. HER ŞEYİMİZ MEYDANDA aslında eğitici bir öykü. Kıssadan hisse. Çocuklarınız tüm zamanını bilgisayarın önünde geçirmesin. Siz de geçirmeyin! Fiziksel gerçek ilişkiler sürdürün çünkü yakınlık sadece böyle kurulabilir, başka hiçbir şekilde değil.

Josh Harris hakkında ne düşünüyorsunuz?

Josh’a merhamet duyuyorum. Hayat onun için bir şov. Herşey oyun. Herkes oyuncu. Ve tüm bu oyuncular rekabet halinde. Kazanmak istiyor. Filmin galası için Etopya’dan geldi ve geri dönmedi. Yeniden zirveye oturmak istiyor ve bu filmi bir fırsat olarak görüyor. Nasıl bağ kuracağını, bağlanacağını, seveceğini bilmiyor. Tanya aşka en çok yaklaştığı kişiydi, onu da kamera mahvetti. Buna neden izin verdi? Çünkü meydanda olmadığı sürece, söhret için yapılmadığı sürece hiçbirşeyin değeri yok. Televizyon karşısında büyümüş bir çocuk olarak, o aşkı böyle biliyor.

Gastesini tam sayfa sevenlere; to read in english

+ There are no comments

Add yours