!f ekibinden top 5 (part 4 filan)


Nasıl da elim gitmez böyle top 5 olaylarına… Her gün başka tarafından kalkar çünkü insan evladı. Neyse, bugünün top 5’ini yazıyorum şimdi.

1- Womb: Ben de Yeşim gibi hakkında hiçbir şey söylememeye karar verdim. Sonra teşekkür edeceksiniz bize bunun için. Bitmek bilmeyen yalnızlık ve mavi diyorum yalnızca.
2- Dzi Croquettes: 70ler askeri cunta brezilyasısında can, heyecan, şehvet ve zeka dolu bir dans grubu. Kıpır kıpır, hayat dolu zeka. Bir askeri cuntanın hiç sevmeyeceği, ama karşısında hiç birsey yapamayacağı türden. Sizi bilmem, ben böyle belgesellerde en azından bir kere ağlarken buluyorum kendimi, mutluluk ağlaması başka birşey değil. ‘Gey’ler ölmez, pırıltıya dönüşürler.. ‘ diye bitiyor..
3- Mars: Mumblecore ekibinden lokum kıvamında bi animasyon. Bana şu yandaki resmi hatırlattı. İktidarda hiç mi hiç gözü olmayan tatlı tatlı insanların çizgi filmini yapmışlar. Yönetmeni geliyor, ben tanışmak istiyorum, isteyen animasyon teknikleri atölyesine de katılabilir.
4- The Extraordinary Ordinary Life of Jose Gonzales: Tatlılığıyla aynı resme tekabül ediyor. Müziğine olduğumuz gibi derinden aşık olduk tabii ona filmi izleyince, hemen davet ettik festivale; yağmurlu günlerde kafasını omzumuza dayayacaktı, öylesine uzaklara bakacaktık. Belki biraz bi ‘how low’ mırıldanacaktı. Ama tur tarihleri uymadı, siz iyisi mi filmini izleyin. (Mart’ta da Babylon’a geliyormuş diye duydum.. )
5- Bir Avuç Cesur İnsan: Ağlatan bir başka film. Karadeniz’in yeşiline, boruların içine içine sokulup satılacak suya, kuruyacak vadilere, kahve kahve dolaşıp protesto yürüyüşü için adam toplayan sert yüz ifadeli kadınlara, bölgedeki insanlara ayakbağı gibi davranan yetkililere, yeşilimiz evimizdir diye sesini yükseltmeye devam eden köylülere; nasıl izin verdim, geldiler imzalattılar, çok pişmanım diyen iki yaşlı kız kardeşe ağlamak pek mümkün. Ama Rüya Köksal ağlamayı bırakıp harekete destek verelim diyor.

+ There are no comments

Add yours