Ev, ben ve etraf

Ev, ben ve etraf


Havalar bi ısınıp bi soğuyor. Güneş bir çıkıyor, bi kayboluyor. Ama hep orda duruyor, neyse ki bu bilgiye sahibiz.

Bi süredir evimle yaşıyorum. “ben sana, ev bana, sen eve, ev sana / kara kara bakar ya bazen / ah kıyamaz hani kimse kimseye. /  evin içerlek halidir, boynu eğilir”* hali bazen; bazen de “yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa / böcekler gibi başlamalı yeniden”** halleri. Evin içinde dolaşıyor, eşyaların yerlerini değiştiriyor, sevmediğim şeylerden kurtuluyor, yıllardır biriktirdiğim pek çok nesneden ayrılıyor, bi şeyleri, yerleri boyuyor, onu beğenmiyor başka yere alıyor, bazen bir kitapta ya da dergide kayboluyor, yıllardır neler neler topladığıma şaşırıyor, çoğu zaman kendimle gurur duyuyor ya da kendimi seviyor, evimi de içimi de temizliyor, temizliyorum. 

Az sözcüklü, çok müzikli (haftalık keşif’im her seferinde daha bi güzelleşiyor) günler geçerken !f ekibi olarak, güneşli günlerin planlarını yapıyor, film izlemeye elbette devam ediyor, çok okuyor, izliyor, duruyor, yavaşlıyor ve geziyoruz. #ifblog’un bi süredir sessiz kalışının nedeni de bu; herkes bu aralar kendi hikâyelerini yazıyor.

!f’in kraliçesi Pelin, bunu kitaba dönüştürdü hatta. Kitabın adı Eriyen Ülkenin Sırları, Ganj Yayınları’ndan çıktı, kitabevlerinde yerini aldı bu hafta hatta. Onu daha uzun ve ayrıca yazacağım; hikâyelerdeki yolculuğum hala devam ediyor çünkü. (O zamana dek siz de okursunuz belki, üzerine konuşuruz.)

Beni evden çıkarmış ya da çıkaracak şeyler de oluyor sokakta; siz de görün, kaçırmayın isterim.

A Corner In The World’de izleyeceğimiz isimlerden biri de Astrit İsmaili

2’sinde başlayıp her gün enfes işler, performanslar, olaylar ve insanları izlediğimiz A Corner in the World mesela ve hala uğramadık demeyin sakın. Bomontiada ve etrafında gerçekleşiyor her şey ve 13’üne kadar da vaktiniz var. 

Canan’ın sergisindeki aynı dişil etkiyi yakalayamasalar da ARTER’deki iki sergi, uzun zamanlar ayırmanıza değecek işlerden oluşuyor. Can Aytekin‘in Boş Ev‘i ile özellikle Ali Mahmut Demirel‘in Ada sergileri de evden adım atmak için güzel bahane. Eğer Cumartesi çıkmışsanız dışarı ve hazır İstiklal’deyken, aramıza geri dönmesine çok sevindiğimiz Salt Beyoğlu’da İranlı yönetmen Keywan Karimi‘nin Şehre Yazmak filmini izleyin. Gösterim, 18:00’de ve ücretsiz. 

Cano

#if2018 filmlerinden, Mehmet Salih Demir’in ilk uzun filmi Cano‘nun Başka Sinema’da gösterime girdiğini hatırlatalım. Ali Kemal Çınar ile başlayan ve Diyarbakır’dan yükselen Yeni Kürt Sineması’nın son örneği “Cano”nun özgünlüğü hikâyelerimizi istediğimiz dille, istediğimiz şekilde ve istediğimiz yollarla anlatabileceğimizin kanıtı olmasından geliyor. (Bi diğer güzel vizyon haberi de Mr Gay Syria‘nın haftaya gösterime girecek olması, onu da ayrıca konuşuruz.)

Bu arada yarın akşam, Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi ve Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği‘ne destek gecesi “Değişim Müzikle Başlar!” için Babylon’dayız. !f partilerinin vazgeçilmezi Ah! Kosmos‘un yanı sıra Kalben ve Kim Ki O‘dan oluşan güçlü kadınlar gecesi olacak bu ve biz baya yerimizde duramıyoruz. Yarın gece orda görüşürüz. 

 

*Birhan Keskin / Evin Halleri şiirinden

** Gülten Akın / Deli Kızın Türküsü şiirinden

 

+ There are no comments

Add yours