Elmayı ısırmaktan korkmamış bir Steve Jobs’un ardından..


Geçtiğimiz haftasonu televizyonda Forrest Gump’ı bilmemkaçıncı kez seyrederken Forrest’ın hisse aldığı “meyve şirketi”nin o zamanki renkli logosuna nostaljiyle bakıp gülümsemiştim. Filmi ilk izlediğimde 11 yaşındaydım, o “meyve şirketi” benim için gerçekten adını duymadığım bir meyve şirketi olabilirdi, Steve Jobs da olsa olsa o zamanlar bu şirketi kurmuş sonra da devretmiş bir manav olabilirdi belki de. Bundan iki sene sonra çocuk halimle “Toy Story” seyrettiğimde ise hayranlığımın doruklarındaydım. Apple’ı, Next’i, Pixar’ı, Steve Jobs’u bilmeden, hayatın beni bir Mac Person yapacağını rüyamda bile görme şansım yokken.

Dün gece geç saatlerde Steve Jobs’ın ölüm haberi geldiğinde çalkalanan haber ve teknoloji portalları, Facebook, Twitter ve benzeri iletişim kanalları artık pek de kimseye duymadığımız bir saygıyla Steve Jobs’u anıyordu. Kimi onun için çağımızın Walt Disney’i diyor, kimi oğlunun Steve Jobs’ın şirketinin icat ettiği bir cihaz sayesinde artık duyabildiğini söylüyordu. Bu mesajların sonuna gözle görülür bir anma törenine imza atmak adına “Macbook’umdan gönderildi, iPad’im gönderildi vs gibi eklentiler yapılmıştı. Elma’nın Manav’ına olan aşkı -büyük bir hüzün ve minnettarlıkla-, yaratılmasında Jobs’un büyük payının olduğu 11-13-15-17-21 inçlik ekranlarımıza yansıdı.

Bir marka yaratabilmenin, bağlılık -ve bağımlılık- oluşturabilmenin, teknolojiyi bol rakamlı, dikdörtgen, keskin, ruhsuz halinden zekasının inceliğini tasarımına yansıtabilen, aşk yaratabilen, karakteri ve ruhu olan bir arkadaşa dönüştürebilmenin formülünü bulan, McLuhan-vari bir biçimde ürettiği her cihazın kendi sosyal iletişim taslağını geliştirdiği ve cihazlar etrafında bir kültür yaratabildiği dünyanın babası Steve Jobs. Ve aynı şekilde, San Francisco civarında 70lerde yaşamaya başlayan, dünyayı değiştirmek için garajlarında “icat” çıkartan, Silikon Vadisi ve Girişimcilik kelimelerinin tuz ve karabiber gibi birbirine yakın durmasını sağlayan bir jenerasyonun da ilk bireylerinden. Hayatın kalıplardan, okullardan, not ortalamalarından ibaret bir yıllar çorbası değil de, geldiği gibi gelen, geçmişe bağlı, geleceğe dönük ama kesinlikle içgüdüsel olarak ilerleyen ve eninde sonunda plansız bir şekilde biten canlı organizma olduğunun farkına varabilmiş bir adam. Ve yapacağını yapıp, Apple’ın CEO’luğunu devretmesinden kısa bir süre sonra teknoloji krallığının tepesinde oturup pankreas kanserinden ölen sıradan ortayaşlı bir adam.

Elmayı ısırmaktan korkmamış bir adam Steve Jobs. Elmayı ısırmakla ilgili çekincemiz olmasın diye de ısırılmış bir elmayı hepimizin evine, cebine, kulağına, gözüne sokmuş bir adam.

2 Comments

Add yours
  1. fatih k

    Steve Jobs cesur ve dahi bir adamdı. Ama Türk gençliğine tavsiyesi şu olurdu: Sakın beni kendinize örnek almayın. Çünkü bir Türk olarak sizin göreviniz icat etmek, üretmek değil bizim ürettiklerimizi tüketmektir. Zaten deneseniz de başaramazsınız çünkü her adımınızı izleyen Sam Amca Türk hükümetini de müttefik diye çoktan kucağına oturtmuş durumda. O yüzden öyle Steve jobs büyük adamdı hadi ” ve Steve jobs Apple’ı yarattı” kitabını alalım okuyalım onun izinden gidelim, geleceğin Abuziddin Jobs’u da biz olalım sevdasına kapılmayın. Oturun oturduğunuz yerde. Ne bileyim başka şeylerle uğraşın. Türban meselesini televizyonda, sokakta, orda-burda tartışın, bizim kıçımızdan uydurduğumuz kürt meselesini tartışın, kürt yurttaşlarınızla kavga edin, Allah’a allah mı demeli yoksa tanrı mı demeli onu tartışın hatta yüksek lisans okuyan “yüksek tahsilli” olanlarınız bunu tez konusu olarak hazırlasın, öyle apple mapple sizin işiniz değii. Daha doğduğu çukuru terkedememiş kaplumbağalar gibi koşacağım sevdalarına kapılmanıza gerek yok. Hiç bir şey de yapamıyorsanız nasıl olsa Türk hükümeti sizin en değerli 1,5 yılınızı askerlik için çalmıyor mu? Gidin askere ülkeniz için canınızı verin. Zaten üstün tahminlerime göre ülkenizin sizin için PKK için ölmekten başka bir planı da yokmuş. Sözün kısası Türk genci öyle hayallere kapılma ,biz üretiyoruz sen kafanı yorma böyle ağır ve zahmetli konulara. Ama duyduğuma göre benim ürümlerimi satın almakta da sıkıntı çekiyormuşsun. Yapacak bir şey yok. “Bir telefon 2 bin lira olur mu?” deme şimdi. Her şeyin bir bedeli var. Üretemiyorsan kazıklanacaksın tabi ki. Böyle konuştuğuma bakma türk genci aslında ben senin dostunum çünkü dost acı söyler. Bu arada bu mesajı yazdıktan kısa bir süre sonra öleceğim artık bir çelenk yapar gönderirsin. Merak etme ben ölsem de ülkemn daha nice Steve Jobs yaratacak imkanlara sahip. Ne? Sizden mi çıkacak yeni bir Steve Jobs? İlahi Türk genci giderayak güldürdün beni ehi ehi? Neyse ben öldükten sonra İphone 4s çıkacak haberin olsun gözlerinizden öperim.

    İmza: Steve Jobs ( Steve Jobs’un İphone 4’ündan gönderilmiştir.)

+ Leave a Comment