Dört duvar arası kapanmaz ki sendeki özgür ruh!


Ya da Nymphomaniac‘ın T.C. ile imtihanı, diyelim.

Biliyorsunuz, !f’te salonlar doldu doldu boşaldı, gece yarısına koyduğumuz ek seansın biletleri bile 3-4 saat içinde tükendi. Güzel bi izleyicimiz şöyle twitledi: ‘Ah Lars Von Trier, senin zihnin gibi özgür bir ülke istiyorum. @ifistanbul.’

Sonra sansüre takıldı Nymphomaniac, vizyona giremiyor.
Şimdi ne olacak?

Söyleyelim, bi sürü festival daha gösterecek, torrent’te bulanlar indirecek, bütün korsancılar vitrine koyacak, elden ele Nymphomaniac dolaşacak, Breaking the Waves’den beri Lars von Trier’e küsmüş bildiğimiz arkadaşlarımız bile izleyecek. Nymphomaniac Türkiye’de izlenme rekorları kıracak.

Bi sürü civciv işte.

Biz festivaller, yapımcılar, avukatlar, dağıtımcılar Siyah Bant‘ın yaptığı bir toplantıda buluştuk geçen hafta. Hani şu Kültür Bakanlığı’ndan festivallere gönderilen mektupla ilgili, özgürlük alanlarımız için neler yapmalıyız diye konuşmak üzere. Festivallerin sansürden muaf kalması ne kadar önemli, farkındayız değil mi? İnsanların film yaparken bir kuruldan geçirip geçiremeyeceklerini düşünmek zorunda kalmamaları ne kadar önemli..

Yol uzun, sevmeyi ve sevişmeyi ihmal etmeden, dört duvar arasına sığmamak gerek.

The Acid'in Basic Instinct video klibinden...

The Acid’in Basic Instinct video klibinden…

 

+ There are no comments

Add yours