Çocukluğun son yazı


Hepimizin kafamızı ellerimizin arasına alıp yargılarımızdan kurtulmamız gerektiğini anladığımız bir yaş gelir ya.. Pek de erken gelmez üstelik. Epey zorlar bizi hayat o algıya ulaşana kadar. Halbuki öyle doğmayız. Çocukluğun masumiyeti denen şey, ne iyi olmakla ilgili, ne de saf. Yargılamaz çocuklar hiçbirşeyi. Kafaları öyle çalışmaz. Bizden öğrenirler.

Boyita’nin son yazı, o eÅŸiÄŸi geçmeden önceki son dönemini anlatıyor sanki çocukluÄŸun. Jorgelina, babasının çiftliÄŸinde geçirdiÄŸi o yaz, çiftlik çalışanlarından birinin oÄŸlu olan Mario ile arkadaÅŸlık kuruyor. Mario farklı bir çocuk. Bununla barışabildiÄŸi tek yer, küçük diye önce biraz burun kıvırdığı Jorgelina’nın yanı. Jorgelina birini olduÄŸu gibi kabullenip sevmenin önemini bilmeden öyle. Boyita’nın uyuÅŸuk, sıcak ve görünüşte pek de olaylı geçmeyen bu yazını izlerken, kendi çocukluÄŸumuza dönmemek mümkün deÄŸil. Nasıl çocuk olduÄŸumuzun hissine.. Yönetmen kendi anılarından esinlenmiÅŸ. Belki de bu yüzden, bu duyguyu bu kadar çabasızca iletebiliyor.

+ There are no comments

Add yours