Bu da başka bir sansür hikayesi


huckfinn-nHer sansür yerinde güzel oluyor. Biz burada kendi ilkel özgürlük/sansür tartışmalarımız içinde debelenelirken, özgürlükler ülkesi Amerika’dan tarihe geçecek bir sansür haberiyle karşılaştık. Ernest Hemingway’in “modern Amerikan edebiyatının tek gerçek kaynağı” olarak tanımladığı bir klasik bu Şubat’ta yeni bir metinle okuyucuların karşısına çıkıyor. Mark Twain’in 1884 yılında yayımlanan romanı ‘Huckleberry Finn’in Maceraları’ndaki tüm ‘nigger’ sözcükleri, siyahları aşağıladığı gerekçesiyle çıkarılıyor. Amerikalıların politik doğruculuk saplantısının ne kadar aşırıya gittiğini gösteren bu girişimin arkasındaki Twain uzmanı Alan Gribben neden böyle bir şey yaptıklarını şöyle açıklıyor: “Irkları ve etnik farklılıkları tanımlama şeklimiz 21. yüzyılda çok farklı. Kızımın okuldaki en yakın arkadaşı siyah bir kızdı ve romandan nefret etmişti.” Aslında köle Jim’i beyaz yapmak daha iyi bir çözüm olabilirdi.

Amerikalılar bu sansür sistemini benimserse, problemli yazarların ajite eserleriyle içimizi sıkmamıza hiç gerek kalmaz. Böylece de mutlu ve sevgi dolu kütüphanelere kavuşabiliriz. Madame Bovary kocasına sadık, mutlu bir hayat yaşar. Oedipus babasıyla iyi geçinir, annesiyle yatmayıverir. Çalıkuşu da o kadar gezip, başına bir dolu dert almaz.

2 Comments

Add yours
  1. Zeynep Erdim

    Ya bu gerçekten çok acayip bir tartışma. Ben de dün okudum, kafam karıştı. Birkaç yıl önce İngiltere’de bir kitap yayınlandı. Gerçek bir ırkçı polis cinayeti hakkında yazılmış bir araştırma kitabı. Kitabın adı ‘Nationality: Wog’ du. ‘Wog’ İngilizler’in ‘nigger’i diyebiliriz, 70’lerden itibaren kullanılması tamamen tabu haline gelmiş. Yazar kitabın adını polisin orjinal dosyasından tam da bu ırkçı tavra parmak basmak için olduğu gibi alıntıladığını söyledi. Kitap ilk çıktığında Guardian, kitabı değil sadece başlığı nedeniyle feci halde eleştirdi. Bazı kelime ve ifadelerin gelceğin daha sağlıklı kurulabilmesi için tamamen lugattan ve zihinlerden çıkartılması gerektiği ile ilgil bir yazıydı. Bu ifadeler varoldukça, dipten dibe ilerleyen ırkçı ve ayrımcı tavır da varolur diyordu.
    O zaman da çok saçma bulmuştum açıkçası bu olayı, üstelik yazarın amacı belli. Polis, öldürdüğü bir siyah birtanlyalı’nın millyetini, resmi kayıtlarda ‘wog’ (nigger) diye yazıyor. Bence gayet provokatif ve harika bir kitap adı.
    Aslında Guardian’in tezi Tom Sawyer’in durumuna daha çok uyuyor gibi. Yani; Mark Twain kendisi ırkçı olmasa da – ki olabilir de, yaşadığı zaman birçok beyazın bugünün koşullarında ırkçı sayılabileceği bir zaman – dilin kendisi ırkçı. Ve ırkçı ve ayrımcı literatür varolduğu sürece ırkçılık ve ayrımcılık varolursa o zaman bu dili belki gerçekten de yoketmek en iyisidir. Bir yanım buna inanıyor, bir yanım da Mark Twain’in dilini değiştirdiğinde geriye ne kalır diyor. Şimdi okuyunca Emrah’a da hak verdim. Genelgeçer kabul gören değerler üzerinden sansür yapılabilecekse birçok edebi eser birgün üzerinde oynanmaya açık hale mi gelecek?
    Yine kafam karıştı. Binnaz Toprak’tan beter oldum yemin ederim. :))

  2. Yeşim Erdem

    hassas konu. Nigger kelimesi Mark twain’in yazdığı zamanlardaki meşruiyetini tamamen kaybettiği için, onu sansürlememek, yazara hakettiğinden fazla bir ırkçılık yüklemek olabilir mi acaba? Ama tabi sonra içeriğe de mi dokunacaksın? Bunu orda bırakabilir misin? Yine de Mark twain çocuklara da hitap ettiği için, o generasyonun belki hiç öğrenmeyeceği ve kullanmayacağı bir kelimeye karşı farkındalık yaratmamak doğru olabilir. Mark Twain’in aslında onu black demek için kullandığından hareketle… Kasıtlı olarak bir eserde bu kelimeyi kullanmanın sansürlenmesiyle, dönemin koşullarında kelime bu olduğu için kullanılan bir eserden çıkarmak arasında bir fark var gibi geliyor bana…

+ Leave a Comment