Bu atları vuramazlar, ancak filmini çekerler, o da at isterse…


horse2horse-1

İzlanda her yanıyla çok acayip bir memlekettir. Atları da öyle. Vikingler yüzyıllar önce adaya bir at getirmiş. O at o zaman nasıldıysa öyle kalmış. Safkan viking atı. Yazı dağlarda başıboş geçiriyorlar, sonbaharda toparlanıp ülkenin güneyine götürülüyorlar. İşte gazeteci Paul Taggart ve fotoğrafçı Lindsay Blatt bu maceraya katılmış, İzlada atlarının belgeselini çekmiş. Yukarıdakiler benim maceramdan ama allahaşkına şu linktekilere bir bakın… Hazır oradayken projenin websitesine de uğrayın…

Bu dünyaya ait olmayan ya da dünyanın gençlik zamanlarından kalan  bu acayip memleket ile ilgili ne kadar belgesel, film çekilse az. Mesela; Kraterler aydan önce ordadır, Mordor dağı da, hobbit delikleri de Yeni Zellanda’da değil ordadır, avrupanın en nefis yoğurdu Fransa’da değil ordadır. Kutup çemberinin dibinde üzerinde duman tüten topraklar, eyyafyallayökülün patlamayı bekleyen kızgın abileri, üzerinde her türlü fallik deseni seçebileceğiniz buzullar, buz gibi havada bile sizi hamura çeviren sıcak su gölleri, merinos ötesi koyunlar, üç haneli köyler, ürkütücü boşluk, büyüleyici boşluk, o boşlukta cığlık gibi patlayan başına buyruk ezgiler ordadır. İnsanları da acayiptir. Çoğu balina eti yemeyi hayal bile edemeyeceklerini söylerken, balina avını yasaklamadığı için başka ülkelerin İzlandaya laf etmesine öfkeleniyormuş mesela. Size ne? diye… Öyle acayipler işte. ‘Fiercely independent self-reliant bunch’ demiş Lonely planet’ın muhteşem yazarı. Ama fierce lafı ürkütmesin. Pek güleç ve utangaçlar aynı zamanda..

+ There are no comments

Add yours