Bir !f basın toplantısı hikayesi..


!f istanbul ile yıllardır aramda hoş bir flört oldu. Bu yıl bu ilişki biraz daha meşrulaştı. Çıkmaya başladık. Çok yapışık değiliz yine, biraz daha iskandinav bir aşk yaşadığım. İstediğimde ordayım, istediğimde online. Nefis bir model! Hala bir sürü ilkler yaşayabiliyorum böylece, hala şaşırabiliyorum.

Mesela dün ilk kez !f’in bir basın toplantısına katıldım. Gündüz ofis tam çıldırmalıktı. Her an telefon çalıyor. Ortak ofiste herkes telefonun öteki ucundakine yüksek sesle dert anlatmaya çalışıyor. 90 metrekarelik alanda elinde bannerlar, şunlar, bunlar oradan oraya koşturan Duyguya motor takılmış gibi. Bir ara kulaklarından duman çıktığını gördüm yemin ederim. Ödül, hızlı konuşmasını zaman sıkışıklığından beş tık daha hızlandırmış, bin ayrı iş için, dili hiç sürçmeden bin ayrı cümle kuruyor. Hiçbirini anlamıyorum. Allahtan bana konuşmuyor. Saat beş olmuş, hala reklam filmi gelmemiş ajanstan. Toplantıda gösterilecek formata sokulması için bir sürü teknik iş yapmak lazım daha. Onlar ne zaman olacak? Bütün bunar Uluç’a bakıyor. Her daim pozitif ve sakin olan Uluç’ta nihayet bir stres emaresi görüyorum. Ağzında sigara var!

Belli ki kendi kendime oturup, gaste planlaması yapmam mümkün olmayacak. Pelin ve Serra’nın basın toplantısı konuşmalarının provasını dinlemeye talip oluyorum. Orada dinlediğim gibi sunsalardı, bir hafta her gazetede manşet olurlardı! !f 10. yılında çıldırdı! Bağımsızlar kafayı yemiş! başlıklarıyla falan…Yorgunluk, stres, sinirler boşalıyor. Gülme krizi geçiriyoruz. Ama toparlıyolar sonra, güzel güzel anlatıyorlar. Allah allah kaç aydır burdayım hala ilk kez duyduğum şeyler var şaşkınlığı yaşıyorum tekrar. Dedim ya nefis ilişki modeli. !f 10. yılımızda hala beni heyecanlandırıyor.

Basın toplantısı mekanı Nublu (eski Babylon Lounge). Mekan bar, sahnede davullar var. İyidir diyoruz, dert etmiyoruz, yakışır hatta. Banner’ların yeri değişip duruyor, sandalyelerin, mikrofonların ona keza.. Paltolar bir bir uca, bir diğerine atıldıktan sonra, birinin aklına vestiyer ve üst katlar geliyor. Hepsi yokoluyor. Donuyorum ama paltomu geri almaya cüret edemiyorum. Kendimi ikram şaraba veriyorum.

Salon doluyor. Reklam filmi hala yüklenmedi. Yüklenince gösterir mi, sorun zamanında giderilir mi hiç bilmiyoruz. Basın mensuplarıyla gülen sohbetler edilirken kalpler gümbür gümbür. Sepet sepet atıştırmalıklar geliyor. Herkes pek memnun, yemede, içmede, sohbette.

Saat sekizi az geçe sorun halloluyor ve başlıyor basın toplantısı. Herşey yolunda, videolar sorunsuz, Perra (Pelin & Serra) gülme krizine girmeden programı güzel güzel anlatıyor. Hatta 10. yılları olmasına rağmen heyecanlılar. Öncesinde ve sonrasında televizyonlarla yaptıkları özel sohbetlerde de öyle. O kaşarlanmamışlık !f ile ilgili herşeyde var. Çok hoşuma gidiyor. Hep biraz genç ve pır pır bir enerji..

Ama onca telaşa ve hazırlığa, nasıl da çabuk bitiyor herşey. Max yarım saat. Şaka gibi. Perra 10. yıllarının şerefine bir soru istiyor basın mensuplarından. Daha önce hiç olmamış. Ve geliyor. Bi tane:)

Sonra after-event sigarası. Festival sonrası tekrar bırakılmasına ant içilen sigaralar, istanbulun bu kışki muhtemel en soğuk gecesinde zevkle tüttürülüyor. Hakkikaten neden !f hep İstanbul’un en soğuk günlerine denk geliyor? Tam sinemaya gitme havası olduğundan herhalde. he he..

+ There are no comments

Add yours