Belki de devrimler de bize söyledikleri gibi şeyler değildir?


[vimeo]http://www.vimeo.com/30081785[/vimeo] İşgalin başlangıcından 2 hafta sonra ‘The Nation’da İşgal Hakkında Sıkça Sorulan Sorular’ diye bir yazı vardı. ‘Medya buradaki insanların iflah olmaz derecede kafası karışık ve bilgisiz olduğunı söylüyor, ne diyorsunuz?’ sorusuna verilen yanıt şuydu: ‘Tabii ki öyle. Bizimki gibi karmaşık bir dünyada, hepimiz çoğu şey hakkında bilgisiziz, tek tük bazı şeyler hakkında bilgi sahibi olsak da.’

Belki de devrim çok daha alçakgönüllü bir yerden geliyordur mesela? Birilerinin dayak yediğini duyan başka birilerinin sokağa çıkmasıyla ve onların yanına gitmeye karar vermesiyle, niyet etmesiyle oluşan kalabalıktır?

İnsan mikrofonlardır. Ses çıkarabilmek için birbirimizi dinlememiz ve tekrar etmemiz gereken bir durumda bunu yapmaya razı ve hevesli olmaktır? Naomi Klein insan mikrofonlarla yayılan konuşmasına ‘Seni seviyorum’ diye başlamış.

Belki de isteyerek yapabileceklerimizle ilgilidir. Bize sunulan iş tanımlarının, pozisyonların dışına çıkmaktır, günü ve geceyi şehrin bir meydanında geçirmektir. O sırada yapmakta olduğumuz hareketin kendisidir, meydanda insanlara masaj yapmaktır, sebze yetiştirmektir, şarkı şöylemektir, ihtiyacı olabilecekler için battaniye toplamaktır.

Hayır’ın aslında bir sürü evetten oluştuğunu bilmektir?

Ya da işe öyle bir yerlerden başlamaktır?

İşgali buradan 24/7 izleyebilirsiniz.

Güzel pazartesiler.

1 comment

Add yours

+ Leave a Comment