Bedia’nın izleri 19:00’da Fitaş’ta..


Bedia hatırlamaktan korkmuyor.

Hiç korkmamış. 14 yaşından beri hiç susmamış, 22 yaşında hapse girmiş, siyasi tutukluları izole, fikirleri hapseden – yalnızlaştırarak ve yabancılaştırarak yok etmeyi amaçlayan hücre tipi cezaevlerini protesto etmek için 130 gün aç kalmış.130 günlük açlık vücudun, aklın ve belleğin azar azar ölmesi demek.

Silinmiş bir hafızayla artık daha az tehlikeli olan 20 kiloluk ve hareket edemeyen bedeni 2000 yılında 6 aylığına serbest bırakılmış. Bu sürede Fransa’ya kaçırılmış.

O hala hayatta, her gün biraz daha içinde.

Her şeye yeni baştan başlıyor. Kelimeleri az, adımları yavaş. Ama bu yürümesine, konuşmasına, varlığıyla bize 90’larda Türkiye’de neler olduğunu anlatmasına engel değil.
Toplumsal unutkanlığımızdan kurtulmak için, Bedia’nın izini sürmeliyiz.Biz de unuttuysak hatırlamalı, hiç duymamışsak dinlemeliyiz bir insana varoluşundan vazgeçmeyi göze aldıran günleri. Onunla beraber, kapı kapı dolaşıp, zihnimizdeki bulanık resimleri acı dolu tanıklıklarla birleştirmeliyiz.

 

+ There are no comments

Add yours