Arada ya da Araf’ta, ya da ‘bilinmeyene atlama cesareti gösterenlerin zamanı’

Arada ya da Araf’ta, ya da ‘bilinmeyene atlama cesareti gösterenlerin zamanı’


Tam da !f’lik, güzel haberler gelmeye devam ediyor: İlki Ali Vatansever’den… Genç yönetmenin 2016 !f & Sundance Senaryo Lab’ine seçilen projesi Saf, çekildi, bitti ve Toronto Film Festivali programına seçildi. !f keşiflerinden biri olan Saf, 6-16 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin Discovery bölümünde gösterilecek. Şimdiden bol şans dileriz.

İkinci haber, Yeni Film Fonu destekli Didem Pekün belgeseli Araf’tan. İlk, Berlin Film Festivali’nin Forum Expanded bölümünde gösterilen Araf, geçtiğimiz hafta Saraybosna Film Festivali’nin belgesel yarışmasında İnsan Hakları Ödülü’nü kazandı.

Araf’ı görebilen şanslılardansanız başlıktaki cesur insanı da hatırlayacaksınız. Filmi görmeyenler içinse hemen anlatalım: Pekün’ün belgeseli, Srebrenitsa, Saraybosna ve Bosna-Hersek arasında yolculuğa çıkan hayalet karakteri Nayia’nın güncesini tutuyor. Nayia, 1995 yılında yaşanan ve insanlık tarihinin en büyük utançlarından biri olmayı sürdüren Srebrenitsa Soykırımı’nın 22. yılında ülkesine geri dönüyor ve yol boyunca bize güncesinden notları paylaşıyor. Film bir süre sonra Daedalus ve oğlu İkarus efsanesine uzanıyor ve hepimizin çocukluktan bildiği bu efsane, Pekün’ün sözünde ve gözünde sıçrayışın iyimserliğine, radikal istikrarsızlık döneminde bilinmeyenin içine atlama cesareti gösterenlerin hikâyesine bağlanıyor. (Ve ne tuhaftır ki İkarus, Bosna’da köprü dalış yarışmasının kazananına verilen bir isim olarak da çıkıyor karşımıza.) 

Hem Arada, hem Araf

Araf’ın başarısından söz etmişken lafı hemen Ali Kemal Çınar’a bağlayacağım. Bunun iki nedeni var: Ali Kemal’in bu ülkede bilinmeyene atlama cesareti gösterebilen insanlardan biri olduğuna çok çok inanıyorum 1; 2.si de, yeni projesi Arada’nın hem ismiyle hem de kahramanının ne orada ne burada haliyle Araf’la olan kardeşliği… 2015’te ilk uzunu Kısa Film ile “nası bi kafadır bu” diye heyecanla karşılayıp !f’e davet ettiğimiz Ali Kemal, bir yıl sonra çektiği Veşarti / Gizli ile tüm !f ekibinin aklını uçurmuştu. Sadece biz değildik bu kadar etkilenen, Gizli ile if2016’da Uluslararası Keş!f Yarışması’nda yarışan Ali Kemal, hem ana jüri hem de SİYAD jürisini de heyecanlandırarak, Yılın Keş!f Yönetmeni seçilmişti (Türkiye sinemasında bugüne dek gördüğüm en kuir filmlerden biri olan Gizli, salt Kürt sineması için de kıymeti sonradan anlaşılıp, üstüne yazılar yazılacak ve kült olacak bir film bana göre). Ve ardından, bu yıl yine !f’te gösterilen, Ankara Film Festivali’nden de En İyi Film Ödülü’nü alan Kürt süper kahraman filmi Genco geldi.

Ali Kemal şimdi yeni filmi Arada’yı tamamlamak üzere. Film, ana dili Kürtçeyi konuşamayıp anlayan, ikinci dili Türkçeyi de anlayamayıp konuşan Kürt bir adamın trajikomik hikâyesini anlatıyor ve bizi çok iyi bi şeyin beklediğinin farkındayız. Ali Kemal Arada’yı çekti, kurguladı ama filmin post-prodüksiyonu için de desteğe ihtiyacı var. Siz de bizim gibi, Çınar’ın hikâyelerini anlatma cesaretinin tutkunlarındansanız fongogo’da süren kampanyaya desteğe bekleriz sizi de.

700 hafta!

Fotoğraf: fotografciningalaksirehberi.com

Bu topraklarda ‘arada’ ya da ‘Araf’ta kalmak, bıraktırılmak sıkça başımıza gelen bir şey ama bu, 700 haftadır yaşayan Cumartesi Anneleri’nin bekleyişi kadar tarif edilemez belki de. Cennet ve cehennem arasında bırakılan ve sadece kayıp çocukları, eşleri, sevgililerini diri, ya da ölüsüne bile razı bıraktırılarak, geri isteyen insanların 700 hafta önce başlattığı bu barışçıl eylemin her cumartesi günü tekrarlanıyor olması da bir başka utancımız işte. Bugün saat 12:00’de Galatasaray Meydanı’nda olacağız, siz de gelin.

 

+ There are no comments

Add yours