Alakır için umudumuzu yitirmeden, inatla imza!


direnalakir-1Başından beri izlediğimiz Alakır mücadelesinde daha bir sene önce ne güzel haberler almış, umutlanmıştık. Geçen yıl olduğu gibi bu yılki !f²’nin Antalya gösterimlerinin geliri HES’lere karşı mücadele eden Alakır Kardeşliği’ne aktarılmış, 2014 programında adıyla müsemma “Kurtarılmış Bölge?” seçkisinde onlara selam göndermiştik.

Şimdiki haberler ise pek iyi değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Alakır Vadisi’ndeki dört tanesi yetmiyormuş gibi üstüne iki tane daha HES yapmak isteyen ADO şirketinin hazırladığı ÇED dosyasını kabul ettiğini açıkladı: 1 2 Dahası yapılmak istenen alan vadinin en bakir, biyolojik çeşitliliğin en yoğun olduğu Alakır Nehri’nin kaynağı!

Ama yine de geç kalmış sayılmayız. 11 Mart’a dek halkın görüşü alınacak ve sonrasında raporun onaylanmasına geçilecek.

Alakır Nehri Kardeşliği elbette harekete geçti ve imza kampanyasına başladı.

Dilerseniz aşağıdaki örnek dilekçeyi imzalayarak cedid@csb.gov.tr ve antalya@icisleri.gov.tr adreslerine postalayabilir ya da change.org’da başlatılan imza kampanyasına katılabilirsiniz.

Haydi, umudumuzu yitirmeden yola devam!

Alakır Vadisi HES Soykırım Haritası (Detaylı görebilmek için üstüne tıklayınız.)

Alakır Vadisi HES Soykırım Haritası (Detaylı görebilmek için üstüne tıklayınız.)

Dilekçe;

ALAKIR-1 ve ALAKIR-2 HES PROJELERİ ile İLGİLİ 10580 ve 10583 sayılı ÇED FAALİYETİ HALKA DUYURU İLANI UYARINCA, GÖRÜŞ ve ÖNERİM;

I- Alanın 1. derece doğal sit alanı olduğuna dair:

Öncelikle anılan faaliyetin yapılacağı alan,Antalya 3. İdare Mahkemesi’nin 2010/280 E. ve 10.02.2012 tarihli, 2012/165 K. sayılı İlanı ile, HES yapılacak alanın Alakır Vadisi’nin doğduğu yerden, denize döküldüğü noktaya kadar 1. derece doğal sit alanı olarak ilan edilmesi gerektiğine dair bir karar verilmiştir. Bu karar üzerine, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na,   Vadinin 1. Derece Sit Alanı ilan edilmesi yönündeki mahkeme kararını acilen uygulaması için başvuru yapılmıştır. Ancak, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu mahkeme kararını uygulamamış ve bir üst mahkemeye itiraz etmiştir. Dava dosyası, Danıştay 14. Dairesi’nin 2012/7483 E. sayılı dosyasında temyiz incelemesi aşamasındadır.

Öncelikle, ACİLEN SİT ALANI İLAN EDİLMESİ KARARININ UYGULANMASI gerekmektedir.

Şöyle ki, Vadinin 1. derece Sit alanı, Korunması zorunlu önemli doğal havza alanlarından biri olduğuna dair   karara esas olan bilirkişi raporunda;

“..Alakır deresi üzerinde balıkların tek üreme bölgesi olan bu alanda herhangi bir faaliyetin yapılmamasının balık nesillerinin korunması açısından önerildiği ve projenin iptalinin değerlendirilmesi gerektiği, Alakır çayı üzerinde birden fazla HES çalışması olduğu, derenin özelliklerini korumak adına bazı yerlerin korunması gerektiği, Alakır 2 HES’in bu amaç için en uygun bölge olduğu, aynı yerde bölge halkının ve turistlerin faydalandığı doğal yapıların (şelale vb.) ve mesire alanlarının olmasının, bu alanın korunması ile elde edilecek faydaları arttırmakta olduğu, bu özellikleri ile kamu yararı olduğu, bu yörenin doğal Sit özelliklerinin araştırılması gerektiği yönünde görüş belirtilmiştir…”

Çed olumlu kararı verilecek bir proje için zorunlu şartlardan biri, proje alanının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sit alanı ilan edilmesi halinde Kurul tarafından alınacak kararlara uyulması gerekeceğidir.

Sit alanı kararı verilen bir alanda, projeye izin verilmesi durumunda, yargı yollarına başvurulacağı, ÇED olumlu belgesine ve orman tahsisine ilişkin idarî işlemlerin iptâl edileceği, daha önce verilen mahkeme kararlarından da anlaşılmaktadır. Bu nedenle de, SİT ALANI ilanının beklenmeksizin  ilan edilmesi veya en azından  SİT ALANI KARARI KESİNLEŞİNCEYE KADAR BEKLENİLMESİ  ZORUNLUDUR.

2- Bölge halkı da, anılan HES projesinin gerçekleşmesini istememektedir. Projeye izin verilmesi halinde, kültür ve tabiat varlıklarımız önlenemez şekilde zarar görecek, Kumluca gibi tarım ve turizmin önemli merkezlerinden birisinin iklim koşullarını belirleyen Alakır  Vadisi’nin kurumasına ve geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açılacaktır.

3- ÇED Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın en yetkili kişisi olan sayın bakanın yaptığı açıklamada “10 MW’ın altındaki HESlerle dereleri mahvediyoruz. Bundan böyle 10 MW’ın altındaki HESlere izin vermeyeceğiz.” sözlerini hatırlatarak, halihazırda 10 MW’ın altındaki 4 adet HES ile mahvedilmiş olan Alakır Vadisi örneğinde bizzat şahit olarak sayın bakanın bu sözlerini onayladığımızı ve bunun üzerine vadide biyolojik çeşitliliğin en yoğun olduğu en üst kotlarda yapılmak istenilen 2 adet daha 10 MW altındaki HESlere izin verilmemesini talep ediyoruz.

Netice olarak;

1- Açıklanan, anılan mahkeme kararlarında yazılı olan, re’sen gözetilecek sair neden ve gerekçeler ışığında, Antalya ili, Kumluca ilçesi sınırları içinde, anılan faaliyet ile ilgili olarak; ilgili hukuki ve kanuni mevzuat uyarınca Projenin iptal edilmesi ve ÇED Dosyasının Onayı Kararının geri alınmasını,

2- Aksi halde yasal başvuru haklarımızı saklı tuttuğumuzun bilinmesini ve gereğini saygılarımla talep ederim.

İmza

 

Categories

+ There are no comments

Add yours