Ah sevgilim! dün gece hüseyin ve rakel ve koltuklara çivilenme


Bugün yazarken bile tüylerim diken diken. Bazen olur. Karanlıkta oturan koca bir salon aynı anda nefesini tutar. Dün gece Zare‘nin önünde Hüseyin Karabey’in henüz yeni biten kısa animasyon filmi Hiçbir Karanlık Unutturamaz‘ı izlerken olduğu gibi. Salon tıklım tıklım. İnsanlar koridorlara, boş buldukları köşelere yerleşmiş. Film başladı ve herkesin aynı anda oturduğu yerde doğrulduğunu, perdeye uzandığını görür gibi oldum.

Film daha önce görmediğimiz tarzda, Hrant’ın cenazesi ve Rakel’in konuşması üzerine siyah beyaz animasyon. Yalın, atmosferik, meditatif, çok güçlü.

O konuşmayı hatırlıyor musunuz, bilmiyorum? Hatırlayın, diyor Hüseyin.

Yetimhanedeyken tanıştığı aşkının öldürülmesinden iki gün sonra konuşan bir kadın dinliyoruz. Karşısındaki kalabalık acılı, öfkeli, her an kontrolden çıkabilir. Ve içinde nasıl bir acı taşıdığını hayal bile edemediğimiz, ‘kucağından giden’ kocasının yasını tutan o güzel kadın, onları sevgiye davet ediyor.

Hani bildiğimiz tarihi konuşmalar vardır. Martin Luther King, JFK, Gandhi. Sanki zamansız bir yerden konuşmuşlardır. İnsanlığı bir an için daha büyük bir gerçeğe davet ederler. Geçmişi ve geleceği görmüş, her ikisinin de üzerine çıkmışlardır. Sevgi ihtimalinin en acılı anlarda bile yanıbaşımızda bir seçenek olduğunu hatırlatırlar. Kalp açarlar. Rakel’in konuşması da onlardan. Dinleyin.

Ona ve büyüleyici bir filmle konuşmanın hafızalarımızda yerini bulmasını sağladığı için Hüseyin’e binlerce teşekkür.

Kardeşlerim, onun doğruluğa olan sevgisi, şefaflığa olan sevgisi, dostuna olan sevgisi onu buraya getirdi. Korkuya meydan okuyan sevgisi onu büyüttü. Diyorlar ki “O büyük bir adamdı”. Size sorarım, o büyük mü doğdu? Hayır. O da bizim gibi doğdu. O gökten değildi, o da topraktandı. Bizim gibi çürüyen bir beden, fakat yaşayan ruhu, yaptığı iş, kullandığı üslup, gözlerindeki, yüreğindeki sevgi onu büyük yaptı.


İnsan kendiliğinden büyük olmaz. İnsanı yaptıkları büyük yapar. Evet, o büyük oldu. Çünkü büyük düşündü, büyük söyledi. Bugün buraya gelerek hepiniz büyük düşündünüz, sessizce büyük konuştunuz. Siz de büyüksünüz. Bugünle kalmayın, bu kadarla yetinmeyin.

+ There are no comments

Add yours