3 kere özgür, 4 kere sanık


Pinar selek 12 yıldır iki ayrı suçtan yargılanıyor. Örgüte yardım ve yataklık, ve Mısır çarşısı  bombacısı olduğu iddiasıyla.

Daha üç gün önce, 9 Şubat Çarşamba günü, bu davaya 12 yıldır bakan ve önceki yıllarda Pınar  Selek’i iki defa beraat ettiren mahkeme, kendi kararını her iki defasında bozup Selek için  ‘ağırlaştırılmış müebbet’ isteyen Yargıtay’a üçüncü defa karşı çıktı. ‘İtiraz hakkı’nı kullandı ve  ‘suçsuzdur’ diye ısrar etti.

Ağırlaştırılmış müebbet, Türk Ceza Hukuku’nda artık olmayan ‘idam’ kararının  dönüştürülmüş hali. Sadece ömür boyu hapis değil, cezaevi koşulları ağırlaştırılmış ömür  boyu hapis demek. Yani Yargıtay, mahkemenin ‘suçsuzdur’ demesine rağmen, Pınar Selek  için iki defa ‘idam’ istedi.

Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç, mahkemenin üçüncü defa Pınar Selek’i suçsuz  bulmasına karşı çıkan dilekçesini gün sektirmeden yine mahkemeye sundu. Beraat kararı şimdi Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gidecek. Kurul eğer mahkemenin kararını onaylarsa, Pınar Selek dördüncü defa özgürlüğüne kavuşacak ve 12 yıldır yaşadığı kabus bitecek. Yok, savcıyı haklı bulursa Selek üç defa özgürlüğüne kavuştuğu davadan tekrar yargılanacak.

Normal ülkelerde aslolan mahkeme kararıdır. Mahkeme süreci boyunca hakim sanıkları, tanıkları, avukatları kendisi dinler. Onların yüzlerine, gözlerine, dürüstlüklerine, yalanlarına, değişimlerine, ya da durdukları yerde ısrar etmelerine kendisi tanıklık eder. Karşısındakileri şahsen tanır, öğrenir. Kararını sadece kendisine sunulan dosya üzerinden değil, bütün bu yüzleşmeler sonucunda verir.

Yine normal ülkelerde, Yargıtay mahkemede dava sürecinin en önemli aktörü olan hakimin kararının içeriğine bakamaz. Hukuki tabiriyle, sadece, ‘usüle’ bakabilir. Yani; deliller doğru toplanmış mı, atlanan bir tanıklık var mı, dava süreci usülüne uygun mu devam etmiş, bunlara inceler.

Ancak Türkiye biraz anormaldir. Pınar Selek’in yaşadıkları ‘Burası Türkiye’ klişesinin sadece Kurtlar Vadisi gençliğinin bitirim jargonu değil, Türkiye yargısının dökülmüşlüğünün özetidir.

Ankara’da oturan hakimler, Pınar Selek’in yüzünü görmeden, savunmasını dinlemeden, işkence altında alınan ifadenin yasadışı olduğuna bakmak yerine devlet pembesi rengindeki karton dosyalara bakarak ömür boyu hapis yatması gereken, çok tehlikeli birisi olduğuna kanaat getirdiler.

Pınar Selek’e tanık olmazsak hepimiz aniden birşeylerden dolayı sanık olabiliriz. Birşeylerin sanığı olup işkence görüp, hapis yatıp bu diyarları terketmek zorunda kalabiliriz. Pınar Selek’ten esirgenen adalet hepimize verilen bir gözdağı, bir tehdit, bir şantaj. Devlet öldürmediğini de süründürüyor. Ben tehdit ve şantaj altında korkarak yaşamayı gururuma yediremediğim için, sürünmek yerine ayağa kalkıp yürümeyi tercih ettiğim için Pınar Selek’e, dördüncü defa, yine tanığım.

+ There are no comments

Add yours