10 Yılın En İyi 40 Şarkısı /II


tape

Devam…

20. I Want To Be The President – Electrelane

Çok sevdiğim bir insan tanıştırmıştı beni bu grupla. İyi de etti. Şimdi onu daha da çok seviyorum.

19. Like A Stone – Audioslave

Chris Cornell’in 90’larda “grunge”ın babası gruplardan Soundgarden’da başlayan macerası 2000’lerde Audioslave ile devam etti. Sonra bir ara başına taş falan düştü heralde, solo kariyere karar verip Paris’te mankenlerin  uğrak yeri olduğu söylenen havalı bir restaurant açtı. Şimdi de söylenenlere göre Soundgarden’a geri dönmüş. Biz tabi ki Chris Cornell’i öyle ya da böyle her daim sahnelerde görmek isteriz, istemez miyiz?

18. Do You Realize – Flaming Lips

Wayne Coyne bu şarkı hakkında şöyle demiş: “Whenever I analyze the scientific realities of what it means to be living here on Earth – in this galaxy – spinning around the sun – flying through space – a terror shock seizes me!!! I’m reminded once again of how precarious our whole existence is…”

17. Best Of You – Foo Fighters

Kulaklıkları takıp, bağıra çağıra amaçsız haraketler yaparak enerji fazlanızı atmak için birebir. The best, the best, the best of yoouuu!!!

16. Pioneers – Bloc Party

Benim nezdimde tek albümlük bir grup. İkinci ve üçüncü albümler Silent Alarm’ı yakalayamadılar. Biraz Coldplay durumu. Ama semptomlar farklı tabi. Coldplay’in adını yazarken bile tüylerim diken diken oluyor.

15. Brother – The Organ

Kanada’nın 2000’ler müzik dünyasına hoş bir armağanı ama maalesef saadet uzun sürmedi. İlk albümden sonra dağıldılar, yazık oldu. Katie Sketch solo devam edeceğini söyledi ama hala ses seda yok.

14. A Cry For Love – The Black Heart Procession

“Amore Del Tropico” bir film olsaydı 50’lerde geçen bir aşk ve cinayet öyküsünü anlatırdı. İşte “A Cry For Love” da filmin sonuna doğru sisli bir gecede köprünün başında iki aşığın ya da katil ve maktulün karşılaşması.

13. Walkabout – Atlas Sound (w/Panda Bear)

2009’da çıkmış olması son 10 yıl listeleri yapanlar için şahane bir sürpriz oldu. Sorgusuz sualsiz yerini aldı.

12. Pass This On – The Knife

Videosu kısa film tadında. O kadar etkili. Müzik janrlarını kolay ayırt edemem ve ad koyamam ama The Knife açık seçik electro-pop ve de kendi çağdaşları arasından sıyrılan bir basitlikleri var. Son derece gündelik sözlerle basit bir synth altyapı daha katmanlı benzerleri arasından sıyrılmalarına sebep olmuş sanki.

11. Shapeshifting – Bark Psychosis

Mükemmel bir albüm olan “Codename:Dustsucker” dan gene mükemmel bir şarkı. Kat kat çoğalan bu şarkı sonunda o kadar sarıyor ki, hep başa dönmek istiyor insan. Hiçlik ve eve varış arasında git-gel.

10. Cripple and The Starfish – Anthony And The Johnsons

Çok etkilendiğim konserlerden bir diğeri. Buradan Pelin’e tekrar teşekkürler.

9. Consequence – The Notwist

Canlı dinlemek kısmet olmadı. Neyse, o da olur. Luke Buckman 2002 de “Neon Golden” için “Sonunda kendinizi büyülenmiş, meditatif düşüncelerle ve enfes, grenli bir dokunun içinde sarmalanmış buluyorsunuz” demiş. Tamamen katılıyorum. Zamanının ilerisinde bir albüm olduğunu da ayrıca belirtmek lazım.

8. Welcome, Ghosts – Explosions In The Sky

İlk defa 2004 yılında tamamen tesadüfi olarak Babylon’da caz festivali kapsamındaki konserlerinde dinledim ve konser boyunca olduğum yere mıhlandım. Sonrası malum, yakın takip başladı. Mogwai, hele ki God Speed You Black Emperor! dururken demeyin, ABD’nin orta yerinden kopmuş bu grubun sesine kulak verin. Gerçekten de gökyüzündeki patlamaları içinizde hissedeceksiniz.

7.Life Is A Pigsty – Morrissey

Ölürken insanın gözünün önünden hayatı film şeridi gibi geçermiş derler ya benimkinde Morrissey’i sahnede ilk gördüğüm an capcanlı olacak, o kesin.

6. The Scale – Interpol

2000’lerin çıkarttığı en iyi gruplardan biri. Geçtiğimiz 10 yılda farklı işlere çok rastlamak mümkün olmadı. Interpol bu konuda aradan sıyrılan ender isimlerden. Üç albümleri de, tüm şarkıları da birbirinden iyi. Genelde listelerde hep NYC vardı. Benim adayım The Scale. Untitled veya Evil da olurdu. Seçmek zor hakikaten.  

5. 16.12 – MONO

Japonya’dan çıkan bu post-rock grubu şüphesiz en iyilerinde. “Walking Cloud, Deep Red Sky, Flag Fluttered and the Sun Shined”ı dinlerken ağırlığınızı yeryüzüne teslim etmeyi unutmayın.

4. The Rip – Portishead

“Suffering for your art is most definitely overrated but I do get a certain, I don’t know, satisfaction from being able to deal with my paranoia and insecurity. I wake up sometimes and think, ‘no way am I going to be able to get through the day’, but you do and at the end of it you feel a tiny bit stronger.” Beth Gibbons

3. Kc Accidental – Broken Social Scene

“You Forgot It In People” kadar enerjiden patlayan bir albüm zor bulunur. Grubun 2008’de burada verdikleri konser turun ilk bacağıydı ve sahnede de o enerji patladı. Müthişti.

2. Broken Promise – Placebo (Featuring Michael Stripe)

Plasticine, Centerfold, This Picture, Bitter End… Benim listem uzar gider. Ooo piti piti yapıp ancak seçebildim.

 

Birinciyi size bırakıyorum. Gönlünüzden ne geçerse. Çok düşünmeyin. Düşününce çıkmıyor.

6 Comments

Add yours
  1. Deniz Tavmen

    MUSE tabi ki!!! Birşeyleri kaçıracağımdan emindim!
    Nasıl unuturum??? “Plug In”e yer açalım lütfen. İlk ona girer. Sayıya siz karar verin.

  2. pelin

    hadi bi de mixtape rica edelim :) aklıma Nick Hornby geldi. 30 sarki miydi 31 sarki miydi neydi o kitabında sevmedigin seylerin listesini yapmanın sevdigin seylerin listesini yapmaktan ne kadar daha zor oldugunu yazar. Thom Yorke. Bon Iver. Feist. aa Gnarls Barkley, az mi dans ettik! …Duman, Herşeyi Yak… Radiohead OK Computer’a ulasamadı diye mi veto yedi? (Everything in its right place..) Placeboya kesin kıyak gecilmis! Bu listenin bi kardesi de son 10 yılın en iyi film muzikleri olurmus :))

  3. Yesim Erdem

    Dusunmeden soyluyorum o halde; birincim midir bimem ama listede gozlerim Beck ve Blonde Redhead’i aradi. Bi dakka dusununce kucuk bir ciglik attim. Blur’un Think Tank albumunden en az bir sarki olmazsa olmaz!!! :)

  4. Deniz Tavmen

    “Out Of Time” diye ben de çığlık attım şimdi. Valla bir yerlerde vardı, nereye kayboldu anlamadım. Blonde Redhead ise benim gizli birincim. Şarkı seçemedim. Misery Is Butterfly, Elephant Woman, Falling man, Loved Despite of Great Faults, For The Damaged….Uzar da gider. Konserleri kötü ses düzeniyle biraz hayalkırıklığı olmuştu ama olsun.

    Şimdi Golden Globe’u seyrediyorum da, Radiohead biraz Meryl Streep gibi. Bir listeye girdi mi, birincilik dışında bir ihtimal yok. Ama benim birincim değil, o yüzden başka bir yere de koyamadım. Yoksa ayıp tabi.

    Placebo’ya gelince, süper kıyak geçtim ama olacak o kadar ;)

  5. Sinan Kolat

    TV on the Radio, baya yakışırdı bu listeye, yokluğu üzdü. Placebo’yu da koymazdım heralde. Bir de Franz Ferdinand olabilirdi mesela.
    Yalnız çok grup grup gittim, şarkı listesi bu: TVOTR – baya aday var aslında, eskilerden gelsin Staring At the Sun diyelim, Franz Ferdinand’dan da geyikleri atlayalım Outsiders diyelim, veya 40 Feet.
    şarkı listesi zor iş vesselam

+ Leave a Comment