günlük altında, 03 Mart 2010 Çarşamba, sarp dakni tarafından yayınlandı. – 1 Yorum
üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, haiti faciası hala unutulmadı. yüzbinlerce insanın şu günlerde içinde bulunduğu korkunç durum için dünyanın dört yanında irili ufaklı yardım organizasyonu haberleri ulaşıyor. bir tanesi de hemen yakınımızda the hall’da tam 24 saat sürecek özel bir etkinlik “Dance 4 Haiti”…
Rennert İstanbul öncülüğünde düzenlenen organizasyon 6 Mart Cumartesi kapılarını açıyor. Sabah 04′e kadar devam ediyor. Sonra kısa bir mola veriliyor ve 7 Mart Pazar öğlen 12′de etkinlik gece yarısına kadar sürmek üzere yeniden başlıyor.
Geceye katılacak isimler arasında The D.O.N.S., Terri B, Ozan Doğulu, DJ Filth, Mert Hakan gibi isimler var.
Bugün bir konuk yazarımız var. Sevgili dostum Sek-Siest festivalden bir hafta kadar önce hava değişimi için Kore’den İstanbul’a gelmişti. Ricamı kırmadı fırsat buldukça festival mekanlarını gezdi, sessizce notlar aldı, festivalin rizomikkatsayısını ölçtü, fenşuisini biçti.
Dün gece telefonum çaldı, arayan Sek-Siest idi. “Hadi atla gel, Harem’deyim. Hava çok güzel, goralı sandviç yiyip çay içelim” diyordu. Uzun uzun hoşbeşledik. Bir kuru yük şilebine lostromo yazılmıştı ve gemisi geceyarısı limandan ayrılıyordu. Vedalaşırken, aceleyle elime bir kağıt tutuşturdu güzel insan, yaşam gurusu Sek-Siest. Meğerse bizlere bir anket hazırlamıştı.
Arada birkaç gün fırsat yaratmış, İzmir’e kaçmıştı. Methini çok duyduyuğu bu şehri de görmüştü. “!f güzel, İzmir güzel, İzmirli kızlar en güzeli, neden İzmir’e de gitmiyor bu festival güzel güzel?” diye de sordu çoğumuzu kıskandıracak kıvraklıkla kullandığı Türkçesine mütecessis tebessümünü ekleyerek. “Hey gidi koca Sek-Siest, geldin, gördün, gidiyorsun yine. Tabi ya, bunu niye hiç düşünemedik ki?” dedim içimden.
Sek-Siest’in anketine 31 Aralık 2010, 23:59 tarihine kadar giriş yapabiliyor ve seçenekler içinden dördünü seçebiliyoruz. anket icin tiklayin
1- Öyle gözüküyor ki sabah ilk fiminiz her halukarda bir çocuğun dünyasına sokacak sizi. İsabet. Antoine’ı seçerseniz 6 yaşında kör bir çocuğun, Valla Ben Yapmadım’ı seçerseniz arıza bir çocuğun oyun dünyasında geziniyor olacaksınız. ‘Kör bir çocuk ve arıza bir çocuk mu?’ demeyin, hiç çekinmeyin, illa gülümseyerek çıkacaksınız her ikisinden de.
2- Sundace ödüllü Balık Adam, inanın bana, hiç beklediğiniz gibi değil. Kimsenin beklediği gibi değil çünkü. Anahtar kelimelerde şöyle bir özet geçeyim: Beden, alkol, nehir, nehirlerin ruhları, navigasyon, delilik, baba, oğul, ego, yalnızlık, kir, kriz, hayat ne uzun, hayat ne kısa, nasıl iş bu?
3- Bu yıl Gökkuşağı filmleri, sergisi ve konuşması homofobi hakkındaydı. Karanlıktık genel olarak. Herkesin Yolu Kendine işte o programın tek hafif ve eğlenceli filmi. İki hatunun tanıştıkları andan alıyoruz herşeyi– ve sonra hep kırlarda koşuyoruz sanki. Üzüldüğümüzde bile üzülmüyoruz, aşka sevinip duruyoruz.
festivalin ikinci günü. bizim için deja vu gibi.
küçük birtakım detaylara dikkat çekmek isteriz.
1- metropia ve aptallar çağı arka arkaya iki seans olarak programlanmış vaziyette sizleri bekler. yalnizca iki filmi arka arkaya görenler bu zamanlamada mevcut olan hüzünlü kinayeyi iliklerinde hissedeceklerdir — ve belki de yalnizca onlar bu aksam itibarıyla daha uyanık, daha aktif ve daha akıllı olacaklarına dair söz vereceklerdir kendilerine.
2- ‘Yok, bugun tatlı tatlı versinler istiyorum şerbetimi’ diyenlere akşam saatlerinde 3 lokum film. El Yordamıyla aşkı özleyenler, İyi Yürek insanlığa inanmayı özleyenler ve Köpeğim Tulip iş saatlerinde bile evdeki köpeklerini özleyenler için. Üç sevgi filmi. Bu program akşam akşam evine gidip huzur içinde uyumak isteyenler için.
filmler, günlük altında, 25 Şubat 2010 Perşembe, Serra Ciliv tarafından yayınlandı. – 2 Yorum
Ankaralı kardeşler,
Bugünün programında dikkat edilmesi gerekenler:
1- Bawke’ye giren içinin ağlayacağından, bir daha unutmayacağı bir film izleyeceğinden emin olsun… ‘Açılım’ dediğimiz önce kalplerin açılmasıyla başlar belki de?
2- Bahman Ghobadi’nin Iran Kedileri’ni görecekler mutlaka biraz aşağıdaki söyleşisini de izlesinler.
3- Bugün Keş!f Yarışmasının iki birincisi de gösterimde: Çok farklı kafalarda iki tane çok çok iyi film: Tarımsal Ütopya ve Koca Adam! Kaçırmayııın..
Blog sayfasından tek tık mesafesindeki Kendin Gör bölümü altındaki üç başlıktan biri Bizim Köy ve izledim izledim doyamadım diyenleri bekliyor. Bizim Köyde kimler mi var ?
!f Ankara başlıyor. Türkiye’den Kısalar bölümü de heyecanla şehrin yolunu tuttu. İşte kısa filmlerimizin Ankara yolculuğunun özeti…
Ankara Universitesi İletişim Fakültesi Gösterimleri 25.02.2010 Perşembe
11.00 / BİZ BURADA İYİYİZ / DOING JUST FINE 99’
13.00 / DUMANLI EV / IT HURTS 101’
15.00 / İTİŞ KAKIŞ / WE STRUGGLE, WE PUSH 110’
17.00 / BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN? / TO GO OR NOT TO GO 102’
ODTÜ GİSAM Gösterimleri 25.02.2010 Perşembe
13.00 / BİZ BURADA İYİYİZ / DOING JUST FINE 99’
15.00 / DUMANLI EV / IT HURTS 101’
26.02.2010 Cuma
13.00 / İTİŞ KAKIŞ / WE STRUGGLE, WE PUSH 110’
15.00 / BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN? / TO GO OR NOT TO GO 102’
Türk-İngiliz Kültür Derneği Gösterimleri 27.02.2010 Cumartesi
14.00 / BİZ BURADA İYİYİZ / DOING JUST FINE 99’
16.30 / DUMANLI EV / IT HURTS 101’
28.02.2010 Pazar
14.00 / İTİŞ KAKIŞ / WE STRUGGLE, WE PUSH 110’
16.30 / BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA GİTMEK Mİ DERSİN? / TO GO OR NOT TO GO 102′ yazının devamı »
Birkaç sene öncesine kadar gösterim kopyalarını toplamak ve gösterime hazırlamak o kadar baş belası bir iş değildi. 35mm, Betacam SP ya da DigiBeta gönderirlerdi. Kontrol eder, cihazların ayarlarını yapar gösterirdik. Sinemada dijital teknolojilerin nispeten ulaşılabilir olması ile sinema üretiminin demokratikleşmesinden bahsedibilir ama işler biraz uğraştırıcı olmaya başladı ve HD’nin yaygınlaşmasıyla film formatları çorbaya döndü. Artık 35mm kopyalar dışında neredeyse bütün sinemacılar filmlerini birbirinden farklı formatlarda göndermekte ısrarcı! “Ben data gönderebilirim”, “Ben Bluray gönderebilirim”, “Ben HDCAM gönderebilirim, ama 23.976PsF”…
Gösterim kalitesi için HD filmleri HDCAM, diğer dijital filmleri DigiBeta gösteriyoruz. Ama HD projektörler her zaman DigiBeta dostu olmayabiliyor! Filmler sadece farklı materyallerle geliyor olsa yine iyi, formatları da farklı… Biri gerçek 16:9, biri anamorphic, biri 4:3 letterbox, biri 4:3, biri lower filed, biri upper filed, biri progressive, bir stereo, biri 5.1, biri Dolby, biri h.264 biri uncompressed.
İşte bu durumda festivalin en çok güvenmesi gereken, farklı formatlarda gelen filmlerin gösterim formatlarımız olan HDCAM ve Digibeta’ya “aktarılması”nı yapan kişiler, yani festivalin çalıştığı yazının devamı »
İki gün boyunca yaklaşık 15 noktada 5 filmin canlı olarak izlenmesinin ardından en heyecanla beklediğimiz an geldi çattı: konferansımız! Yine tüm noktalarda ve internette canlı olarak izlenen “Değişen Coğrafyalar, Yeni Kabileler”in hepimize yeni kapılar açtığına inanıyoruz. İki seanstan oluşan konferansın ilk bölümü Arte Genel Müdürü Jean Rozat, Sundance Film Festivali dünya sineması program direktörü Caroline Libresco ve Meksikalı prodüktör Daniel Birman Ripstein; ikinci bölümde ise ülkemizin en önemli kalemlerinden Elif Şafak, müziği ile birlikte ekonomi, çevre ve dünya düzenini sorgulayan DJ Spooky, kendi ülkesinde yasaklı olan ve İran’ı dünyaya bambaşka bir gözle sunan yönetmen Bahman Ghobadi konuştu.
Gerek salondan gerekse canlı olarak izleyen tüm şehirlerden gelen soruları konuklar canlı olarak yanıtladı.
Konferansın en çarpıcı anları çok yakında burada. Bekleyin!
!f İstanbul programında bu yıl merakla izlenen biletleri gösterimden günler öncesinde bittiği için üzüldüğünüz filmler bu hafta AFM Fitas’taki ek gösterimlerle karşınızda.
En azından bu sefer elinizi çabuk tutun! İstikamet MYBILET!
(NOT: ÇILGIN KALP/CRAZY HEART FİLMİ 25 ŞUBAT PERŞEMBE 21:00′DE GÖSTERİLECEKTİR)
23 Şubat 2010 Salı
19:00 Metropia
21:30 Vallahi Ben Yapmadım / C est Pas Moi Je Le Jure/ It s Not Me I Swear
24 Şubat 2010 Çarşamba
19:00 Mary / Max
21:30 Dondurulmuş Ruhlar / Cold Souls
25 Şubat 2010 Perşembe
19:00 Yaman Tilki / Fantastic Mr Fox
21:00 Çılgın Yürek / Crazy Heart yazının devamı »
Bu sene ödüle doymayan !f filmlerinden üçü BAFTA ödüllerinde yine zafere koştu. Açılış filmimiz Yeraltı Peygamberi “En İyi Yabancı Film” ödülünü kucaklarken, sinema dünyasının yeni yıldızı Carey Mulligan, An Education’daki rolü ile “En İyi Kadın Oyuncu” ve yine ve yine Mo’Nique “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödüllerini kimseye bırakmadı. Üç film aynı kategorilerde Oscar adayı… Bakalım orada neler olacak? Bu arada Kathryn Bigelow ve filmi The Hurt Locker, Avatar’ı bir popo darbesiyle uçurup ödülleri kaptı! Oscar tahminlerinizi bir daha gözden geçirin.
sürprizlerle dolu multi-fonksiyonel adamımız spooky kapanış partisine katılan tüm !f müdavimlerini ani bir manevra ile 70′lere götürdü. kendisinin bu şarkıları nereden bulduğunu bilmiyoruz, ama 70′lerde yapılmış eski gurbetçi türküleri ile psychedelic havalarda çılgınca dans ederek getirdik !f İstanbul’un sonunu…
!f İstanbul programında bu yıl merakla izlenen biletleri gösterimden günler öncesinde bittiği için üzüldüğünüz filmler bu hafta AFM Fitas’taki ek gösterimlerle karşınızda. en azından bu sefer elinizi çabuk tutun! istikamet MYBILET!
22 Şubat 2010 Pazartesi
19:00 Kimsenin İran Kedilerinden Haberi Yok / No One Knows About Persian Cats
21:30 Ben Küba / Soy Cuba / I am Cuba
23 Şubat 2010 Salı
19:00 Metropia
21:30 Vallahi Ben Yapmadım / C est Pas Moi Je Le Jure/ It s Not Me I Swear
24 Şubat 2010 Çarşamba
19:00 Mary / Max
21:30 Dondurulmuş Ruhlar / Cold Souls
keşif uluslararası jürisi kararını açıkladı…bu sene bir yerine iki filmin yönetmenlerine en ilham veren yönetmen ödülü verildi. ümit ünal başkanlığında 4 saat süren yoğun bir toplantının ardından beklenen açıklama gece 23′e doğru tüm yerli ve yabancı konukların katıldığı bir yemekte yapıldı… önce siyad özel ödülü sahibini buldu… “el yordamıyla” filmiyle kyle patrick alvarez ödüle layık görüldü. alvarez, tüm konukları türkçe “tebrikler” diye bağırttı ve bunu cep telefonuna kaydetti. bu keyifli anı caroline libresco ve ümit ünal’ın keşif/inspired birincilerini açıkladıkları an takip etti. bu sene yarışmada ilk defa bir yerine iki film ödüle layık görüldü... koca adam/gigante ile adrian biniez ve tarımsal ütopya/agrarian utopiaile uruphong raksasad en ilham veren ödülünün sahibi oldular.
Ve !f² basladi, konuklarimiz Bahman Ghobadi ve Hisham Zaman filmlerinin gosteriminden sonra hem salondaki ve hem de Turkiye’nin 15 ayri noktasindaki izleyicilerinin sorularini yanitladi.